Pegasus Hava Yolları CEO’su Mehmet Nane ile Röportaj

Pegasus Hava Yolları CEO’su Mehmet Nane:

“İlk defa aldığımız Uluslararası İş Güvenliği Ödülü’nün kurumumuz için önemi çok büyüktür.”

 

Safety Management Türkiye: Firmanızın kuruluşunuzdan, faaliyet amacından bahseder misiniz?

Mehmet Nane: Pegasus Hava Yolları 1990 yılında havacılık sektörüne giriş yaptı ve 2005 yılında ESAS Holding tarafından satın alınarak düşük maliyetli iş modelini benimsedi. Türkiye’nin lider düşük maliyetli hava yolu şirketi olarak, uyguladığımız ‘low cost (düşük maliyetli hava yolu)’ modeliyle misafirlerimize uygun fiyatlı ve genç uçaklarla seyahat etme imkânı sağlıyoruz.

 

Safety Management Türkiye: Firmanızın misyonu nedir? Bu doğrultuda yapmış olduğunuz çalışmalar nelerdir?

Mehmet Nane: Hava yoluyla yolculuğun herkesin hakkı olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple ‘düşük maliyetli’ iş modelini benimsedik ve Türkiye’de havacılığın değişmesinde büyük rol oynadık. 2018 itibarıyla girdiğimiz dijital dönüşüm çerçevesinde ‘Türkiye’nin Dijital Hava Yolu’ söylemiyle faaliyet göstermeye başladık. Pegasus Hava Yolları olarak, misafirlerimizin seyahat deneyimlerini iyileştirmek ve kolaylaştırmak her zaman önceliğimiz oldu. Çağın giderek daha fazla dijitalleşmeye doğru ilerlemesiyle, biz de A’dan Z’ye bütün süreçlerimizde dijital teknolojiler aracılığıyla misafirlerimize seyahat deneyimlerini kolaylaştıracak benzersiz yenilikler sunmaya odaklandık.

2018’de girdiğimiz dijital dönüşüm kapsamında internet sitemizi ve mobil kanallarımızı baştan aşağı yeniledik, havaalanı ve uçak içi seyahat deneyiminde de birçok yeniliği hayata geçirmeye başladık. 2018’de aynı zamanda misafir uçuş puan programımız olan Pegasus Plus’ı yeniledik; yepyeni bir altyapı ve özelliklerle programımız artık Pegasus BolBol oldu. 2018 yılında başlattığımız ‘Express bagaj’ uygulaması ile Online check-in işlemi yapmış misafirlerimiz Sabiha Gökçen Havalimanı’nda bagajlarını self-servis bir hizmetle kendileri etiketleyip uçağa gönderimini sağlayabiliyor.

2019’a da hızlı başladık. Misafirlerimizi seyahatleri boyunca bilgilendirme ve yönlendirme hedefiyle geliştirdiğimiz Seyahat Asistanı Programı’nı hayata geçirdik. Yeni Seyahat Asistanı Programı kapsamında, daha önce Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda SMS ile bilgilendirilmeye başlanan kapı bilgisi ve bagajın teslim alınacağı bant numarası bilgisine ek olarak, misafirler kendi iletişim bilgilerini vererek yakınlarına bilet aldığında uçağın ilgili alana indiği bilgisi, bebekli misafirler için yönlendirici bilgiler, aktarmalı uçuşu olan misafirler için Sabiha Gökçen lokasyonunda yönlendirici bilgiler, Sabiha Gökçen çıkışlı misafirlere online check-in ve Express Bagaj konusunda bilgilendirme yapılıyor. Hava alanı süreçlerinin dijitalleşmesi ve yalınlaşması da toplam misafir deneyimi açısından çok önemlidir.

Kısa bir süre önce başlattığımız bir diğer yeniliğimiz ise uçak içi eğlence sistemimizdir (IFE-Inflight Entertainment). Pilot kurulumlarımızı başarıyla tamamladık, şu anda 10’dan fazla uçağımızda IFE yayını var. 2019 yılında misafirlerimiz uçaklarımız içinde IFE sistemimizde yer alan film, oyun, müzik gibi içeriklere ulaşabilecekler, yayınları kendi ipad, akıllı telefon ve bilgisayar ekranlarına bağlanarak izleyebilecekler. 2019’da birçok dijital dönüşüm projesini misafirlerimize ulaştırmaya devam edeceğiz.

 

Safety Management Türkiye: Üretim kapasiteniz, çalışan sayınız var ise ihracat ile ilgili bilgiler paylaşır mısınız?

Mehmet Nane: Pegasus Hava Yolları bünyesinde 2018 yıl sonu itibariyle 5 bin 519 kişiye iş olanağı sağlıyoruz. 5,7 yaş ortalaması ile Türkiye’nin en genç filosuna sahibiz. Filomuzda 46 adedi Boeing B737-800, 1 adedi Boeing B737-400, 12 adedi Airbus A320-200ceo ve 22 adedi Airbus A320neo olmak üzere toplam 81 adet uçak bulunuyor. Yurt dışı uçuş ağımızla 40 ülkede, 71 noktaya uçuşlar gerçekleştirerek Türkiye ihracatına büyük katkı sağlıyoruz. 2018 yılında, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) düzenlediği ‘Türkiye’nin 500 Büyük İhracatçısı’ araştırmasında, Türkiye genelinde en çok hizmet ihracatı yapan 3. şirket ve aynı zamanda kendi sektörünün de 3. büyük kurumu olduk.

 

Safety Management Türkiye: Mevcut ülkeler ve hedeflenen hedef pazarlar nerelerdir?

Mehmet Nane: Pegasus olarak, misafirlerimizi 36’sı yurt içinde, 71’i yurt dışında olmak üzere 41 ülkede toplam 107 noktaya ulaştırıyoruz. Ana merkezimiz İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı olmak üzere Türkiye ile Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu, Rusya, Orta Asya arasında bağlantılı uçuşlar gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin Asya ve Avrupa arasındaki köprü göreviyle doğal bir bölgesel merkez konumunda olması, en çok tercih edilen turizm noktalarından biri olması, Türk havacılık sektöründeki büyümeyi destekliyor.

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nı merkezimiz olarak kullanarak Avrupa, Rusya, CIS ülkeleri ve Ortadoğu bölgelerine yoğun bir misafir trafiği taşıyoruz. Bu anlamda Avrupa, Ortadoğu, Rusya, CIS ülkeleri ve Kuzey Afrika bölgelerinde mevcut uçtuğumuz noktalarda frekans artışına gitmek ve yeni noktalar ile uçuş ağımızı büyütmek stratejik hedefimiz. Yurt dışı hatlarımıza gerçekleştirdiğimiz seferleri artırarak Türkiye’den bu noktalara ve bu noktalardan Türkiye’ye taşınan misafir sayısını artırmayı hedefliyoruz.

 

Safety Management Türkiye: Çalışan profiliniz hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz?

Mehmet Nane: Pegasus Hava Yolları bünyesinde görev alan 5 bin 500’ün üzerinde çalışanımızın dağılımına bakacak olursak; 800’e yakını pilot, bin 800’e yakını kabin ekibi olmak üzere 2 bin 500’ün üzerinde çalışanımızı uçuş ekiplerimiz oluşturmaktadır. Bunun dışında kalan çalışanlarımızın 500’den fazlası Genel Müdürlüğümüzde, geriye kalan 2 binin üzerinde çalışanımız ise teknik ekibimiz ve istasyonlarda görevli çalışanlarımızdan oluşmaktadır. Cinsiyet dağılımına bakacak olursak çalışanlarımızın yüzde 67,5’i erkek; yüzde 32,5’i ise kadındır.

 

Safety Management Türkiye: Firmanızın İSG alanında yapmış olduğu çalışmalar ve yenilikler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Mehmet Nane: Pegasus olarak, iş sağlığı güvenliği konularını yalnızca uymamız gereken kurallar bütünü olarak değil, şirket kültürünün bir parçası olarak görüyoruz. Bu kapsamda, tehlike ve risk yaklaşımını tüm çalışanlarımızın DNA’sına işlemek gibi bir gayemiz var. Yalnızca İSG değil, kalite, çevre ve bilgi güvenliği gibi uluslararası standartları da entegre bir yapıda tüm fonksiyonlarımızda uygulanabilir bir hale getirdik. Bugün, şirketimizin her fonksiyonu, yönetim sistemleri perspektifi ile çalışmalarını sürdürmektedir. Mevzuat gerekliliklerinin ötesinde yaptığımız çalışmalar ve uygulamalar, iş sağlığı ve güvenliği konusundaki hassasiyetimizin en önemli göstergeleridir. Çalışanların aktif olarak iyileştirme çalışmalarında rol aldığı, günün her dakikasında erişilebilir olan, teknolojik imkanlar ile izlemelerin ve değerlendirmelerin yapılabildiği bir İSG yönetim sistemimiz var. İSG yönetim sistemimizin yeteneklerini, dünyadaki iyi uygulamalar paralelinde zamanla daha da arttıracağız.

 

Safety Management Türkiye: British Safety Council 61. Uluslararası İş Güvenliği Ödülleri’nde (International Safety Awards) gösterdiğiniz başarılı performans hakkında neler söylemek istersiniz? Ödülün size ve sektöre olan katkısını nasıl tanımlarsınız?

Mehmet Nane: Pegasus olarak, bu konuda ilk defa aldığımız Uluslararası İş Güvenliği Ödülü’nün kurumumuz için önemi çok büyüktür. Böyle organizasyonlara katılmak ve başarılı olmak, sürekli geliştirdiğimiz İSG yönetim sistemimizin doğru yolda ilerlediğini göstermektedir. Bu felsefe ile yürüttüğümüz çalışmaları daha da geliştirerek ve iyileştirerek devam etmemiz gerektiğinin bilincindeyiz. Hızla büyüyen havacılık sektöründe, risk odaklı yaklaşım ve proaktif yönetim modeli vazgeçilmezimizdir. Tüm paydaşlarımızla birlikte, havacılık sektöründe İSG kültürünü çok daha gelişmiş seviyelere çıkarmak için çalışmaya devam ediyoruz. Böylesine önemli ödüller, bu çalışmaların sürekliliği için iyi bir motivasyon kaynağıdır.

 

Safety Management Türkiye: İSG sektörünün ülkemizdeki ve dünyadaki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mehmet Nane: İSG, 2012 yılından itibaren giderek kapsamı ve uyulması gereken zorunlulukları artan, iş dünyasında hızla önem kazanan ve sektörel olarak da büyüyen bir konudur. Mevzuatın getirdiği sorumluluklarla beraber, tüm iş kollarında gereken önemi görmeye başlıyor olması hepimiz adına sevindirici bir gelişmedir. Pegasus olarak, sektörümüzde İSG kültürünü en iyi şekilde oluşturan ve geliştiren örnek bir hava yolu firması olmak en büyük hedefimizdir. Bu nedenle, İSG ile ilgili yurt içi ve yurt dışındaki uygulamaları yakından takip etmekteyiz. Teknolojinin gelişmesi ve insan sağlığına olan önemin artması ile birlikte, İSG sektörü ülkemizde ve dünya genelinde, zamanla çok daha iyi noktalara gelecektir.

 

Safety Management Türkiye: Firmanızın sektördeki konumunu nasıl tanımlıyorsunuz? Sektörünüz hakkında bilgi verir misiniz?

Mehmet Nane: Pegasus Hava Yolları’nın ‘düşük maliyetli havayolu’ adı verilen iş modeli, tüm dünyada başarıyla uygulanan bir iş modeli. Havayolu ile ulaşımın herkesin hakkı olduğuna inanan bir şirket olarak, Türkiye’de uygun fiyatlarla uçmayı sağlamak amacıyla bu iş modelini ülkemize uyarladık.

 

Safety Management Türkiye: 2018 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz? 2019 yılı ve geleceğe dönük beklentileriniz nelerdir?

Mehmet Nane: 2018 yılı Pegasus Hava Yolları açısından son derece olumlu geçti. Artan turist sayısıyla birlikte biz de dış hat yolcu sayımızı yüzde 12 artırmayı başardık. İç hatlarda ise yolcu sayımız yüzde 5 artış gösterdi. İlk 9 aylık dönemde gelirlerimizi 1,5 kat artırdık. Karlılığımızı ise artan petrol fiyatlarına rağmen geçen yılki seviyede korumayı başardık. Filomuza 10 yeni uçak ekledik ve 2018 yıl sonu itibariyle 81 uçaklık bir büyüklüğe ulaştık. Türkiye geneline bakacak olursak, iç hat yolcu sayısı yüzde 3 artış gösterirken, dış hat yolcu sayısındaki artış yüzde 17 gibi güçlü bir seviyede gerçekleşti. Yani 2018 yılı havacılık sektörü açısından olumlu geçen bir yıl oldu diyebiliriz. Turizm, 2018 yılına büyük katkı sağladı.

2019 yılında bunun devam edeceğini öngörüyoruz. Buna paralel olarak da havayolu ile seyahat eden yolcu sayısının artacağını düşünebiliriz. Biz de planlamalarımızı buna uygun şekilde yapıyoruz. 2019 yılı bizim için yine büyüme yılı olmaya aday diyebiliriz. 2019 yılında yatırımlarımıza devam edeceğiz, filomuza 10’un üzerinde yeni uçak ekleyeceğiz. Dijitalleşme yatırımlarımız son sürat devam edecek. Misafir memnuniyeti en büyük başarı kriterlerimizden bir tanesi ve bundan asla ödün vermiyoruz. Dijitalleşme alanındaki yatırımlarımızın da misafirlerimizin deneyimlerini iyileştiren ve bizi tercih etmelerini sağlayan en önemli unsurlardan olduğuna inanıyoruz.

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.