Kumport Genel Müdürü Özgür Soy ile Röportaj

Kumport Genel Müdürü Özgür Soy:

“İş sağlığı ve güvenliğinde liderlik yaklaşımının öneminin farkındayız”

Ülkemizin önde gelen konteyner limanlarından olan Kumport, ihracatçıların iş süreçlerini kolaylaştırmaya devam ediyor. Kumport Genel Müdürü Özgür Soy ile Kumport’un önümüzdeki sürece ilişkin hedeflerini ve İSG uygulamalarını konuştuk.

 

SM Türkiye: Firmanızın kuruluşunuzdan, faaliyet amacından bahseder misiniz?

Özgür Soy:  1994 yılında hizmet vermeye başlayan ve başlangıçta sadece genel ve dökme yük hizmeti veren Kumport Limanı’nda, 1996 yılından itibaren konteyner elleçleme işlemlerine başlanılmıştır. Özellikle 2002 yılında dünya ve Türkiye’nin önde gelen hatların limanımıza uğrak yapmaya başlaması ile birlikte konteyner limanına dönüşmüştür. 2002 yılı ve bunu takip eden yıllarda gerçekleşen konteyner iş hacmi artışına paralel olarak konteyner liman ekipmanlarına ve teknolojiye yatırımlar yapılmıştır. Kumport, Türkiye ekonomisinde önemli rol oynayan Marmara Bölgesi’nin, Türkiye’nin önde gelen konteyner limanlarından olup gemi operasyon ve terminal hizmetleri sunmaktadır.

 

SM Türkiye: Üretim kapasiteniz ve var ise ihracat ile ilgili bilgiler paylaşır mısınız?

Özgür Soy: Türkiye’nin en büyük üç konteyner limanından biri olan Kumport, 2.1m TEU yıllık elleçleme kapasitesine sahiptir. 2018 yılında yüzde 18’lik bir büyüme ile 1 milyon 258 bin 294 TEU elleçlemiştir. İhracat iş hacminde de 2018 yılında yüzde 8 büyüyerek 214 bin 77 TEU elleçlenmiştir. Kumport olarak biz de ülke ekonomisine katkı sağlamak adına ihracata ve ihracatçıya destek olmaya çalışıyoruz. İhracatçıların iş süreçlerini kolaylaştırdığımız hizmetlerle bu büyümenin hız kaybetmeden devam etmesini hedefliyoruz

SM Türkiye: Mevcut ülkeler ve hedeflenen hedef pazarlar nerelerdir?

Özgür Soy: Asya, Avrupa, Karadeniz ve Akdeniz pazarlarının önemli bağlantı noktalarında bulunan Kumport Limanı, verdiği hizmetler ile bu pazarlardaki ticaret akışına değer katıyor.

Kumport, Marmara Bölgesinde önemli bir ithalat/ ihracat limanı iken Karadeniz-Akdeniz Bölgelerinde transit iş hacminden daha fazla pay alarak pazardaki konumunu güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bununla birlikte tamamlayıcı lojistik hizmetleri ile de müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun hizmetler sunmaktadır.

 

SM Türkiye: Çalışan profiliniz hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz?

Özgür Soy: Çalışan profilimiz; 227 Beyaz yaka , 612 mavi yaka olacak şekilde toplam 839 çalışanımız vardır. İnsan kaynakları vizyonumuz; Irk, inanç, cinsiyet, din, ulusal köken gibi her türlü ayrımcılıktan uzak eşitlikçi bir yaklaşım ile ihtiyaçlara göre doğru işe, doğru kişileri yerleştirmek, çalışanlarımızın gelişmelerine fırsat ve katkı sağlayan sistem ve uygulamalarla, çalışanlarımıza sürekli eğitim ve kendini geliştirme ortamı sağlamak, yenilikçi, müşteri odaklı, esnek, şeffaf ve çok boyutlu bakış açısını yansıtan kurum kültürünün tüm çalışanlar tarafından yaşanmasını teşvik etmektir.

 

SM Türkiye: Firmanızın İSG alanında yapmış olduğu çalışmalar ve yenilikler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Özgür Soy: Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan da biri olan İNSANA YAKIŞIR İŞ VE EKONOMİK BÜYÜME’ hedefi ile kesintisiz, kapsayıcı ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin, tam ve üretken istihdamın ve herkes için insana yakışır işlerin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda İş sağlığı ve güvenliğinde liderlik yaklaşımının öneminin farkındayız. Liderlerin iş sağlığı ve güvenliğini işlerinin bir parçası olarak görmesini, takip etmesini ve çalışanlarımızın da sistemin denetçisi olma bilincini sağlayarak tüm paydaşlarımızın katılımı ile pozitif iş güvenliği kültürünü destekleyici bir sistem kurduk.

İş güvenliği kültürü çalışmaları kapsamında paydaş katılımının sağlanması amacıyla kiosklar, online uygulamalar (QDMS, cep telefonu uygulaması, web sayfası), çalışan, müşteri ve toplum memnuniyeti anketleri, çalışanlarımızın ve alt işverenlerimizin de katılımı ile düzenlediğimiz toplantılar gibi çeşitli iletişim araçlarıyla düzenli olarak memnuniyet düzeyi ile birlikte ihtiyaç, beklenti ve algıyı ölçerek, sürekli iyileştirme kapsamında aksiyonlarımızı planlıyor ve takip ediyoruz.

İç ve dış kaynaklı eğitim programlarımız ile birlikte çalışan bilinç düzeyi ve algısını geliştiriyoruz. Şirketimizde son 2 yılın verilerine göre, çalışan başına verilen İSG eğitim saatini yasal zorunluluğun %223 üzerine çıkardık.

İSG Filmleri, İSG tiyatrosu, çarpma, devrilme, alkol gözlüğü, beş duyu etkinlikleri gibi simülasyon uygulamaları ile eğitimlerimizde yaşayarak öğrenme modelini uygulamaya özen gösteriyoruz.

Tüm paydaşlarımızın katılımı ile düzenlediğimiz İSG Haftası etkinlikleri, alt  işverenlerimize ve müşterilerimize düzenlediğimiz eğitim programları, çalışanlarımızın çocukları için uyguladığımız İSG Karavan etkinliği gibi uygulamalarımız ile de proaktif iş güvenliği kültürünün topluma yayılımı için destekleyici sektörde lider çalışmalar yürütüyoruz.Sorumlu kaynak yönetimi kapsamında satın almalarımız da iş güvenliği ve çevreye duyarlı ürün ve teknolojileri tercih ediyoruz. Tedarikçilerimize bu konulardaki duyarlılığımızı şartnameler, sözleşmeler, iş izin sistemleri ve denetimler ile de hissettiriyoruz.

2014 yılından beri uyguladığımız EFQM Mükemmellik Modeli kapsamında 2018 yılında “Sağlık- Emniyet ve Çevre” iyi uygulama örneği ile Türkiye Mükemmellik Ödülü’nü almaya hak kazandık. Bununla birlikte ülkemizde sektörel olarak bir ilk olan GRI onaylı Sürdürülebilirlik Raporunu da yayınladık.

SM Türkiye: İSG sektörünün ülkemizdeki ve dünyadaki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Özgür Soy: Ülkemizde 2003 yılında 4857 sayılı İş Kanunu ve 2012 yılında 6331 Sayılı Kanunu’n çıkmasıyla birlikte İSG yaklaşımları açısından olumlu yönde ülkemizde ciddi mesafe katedildi. İşletmelerin yapmış olduğu İSG Kültürünü geliştirici proaktif çalışmalar, eğitim sektöründeki destekleyici çalışmalar, kamuoyunun paylaşımları ile toplumdaki bireylerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki farkındalığı arttı.

 

SM Türkiye: 2018 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz? 2019 yılı ve geleceğe dönük beklentileriniz nelerdir?

Özgür Soy: Ağustos ayının ortasından bu zamana kadar çok zorlu bir dönem yaşadık. Alınan tedbirler sayesinde kurdaki dalgalanmalar durdu ve öngörülebilirlik arttı. Ancak yine de tüm problemlerimizi henüz geride bıraktık diyemeyiz. Makro ekonomik göstergeler ışığında 2019 yılı içinde ithalat hacminde 2018 yılına göre düşüş bekliyoruz. Ancak ihracatçılarımızın çabası ve transit konteyner pazarından alacağımız pay ile bu kayıpları telafi edebileceğimizi öngörüyoruz.

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.