İNŞAAT VE PETROL/ENERJİ SEKTÖRÜNDE İŞ GÜVENLİĞİ BİLİNCİ

PIT Istanbul, EHS Manager, Barış TAŞÇIOĞLU:

Akaryakıt ve inşaat sektörlerinde yaklaşık 20 yıl çalışmış biri olarak, bu iki sektör arasında  iş güvenliği bilinci açısından belirli farklar olduğunu söyleyebilirim.

 

Petrol ve Enerji Sektörü

Petrol ve enerji sektöründeki büyük firmaların güçlü bir iş güvenliği yönetim sistemi bulunmaktadır. Bu firmalar iş güvenliği ve çalışanların refahı için çeşitli kaynaklar ayırmaktadır. Sebebi ise bu firmaların yanıcı/parlayıcı maddeleri taşıması, depolaması ve satışını yapmasıdır. Günlük operasyonlarında yüzlerce hatta binlerce risk bulunmaktadır ve bu risklerin yönetilmesi, minimize ve elimine edilmesi gereklidir. Bunun dışında pazar payı ve satış rakamlarını belirleyen faktör ise son tüketici deneyimidir. Son tüketici deneyiminde ise anahtar  sözcüklerin arasında  emniyet, güvenlik, sağlık ve çevre de bulunmaktadır.

Sonuç olarak firmalar SEÇ (sağlık, emniyet, çevre) kavramını yönetmek için uzun bir süredir emek veriyorlar.

 

İtibar Kaybı

Sektörde firmaların çoğu global olarak petrol sızıntısı, yangın ve patlama gibi çevre olayları ve kazalar yaşadılar. Sonucunda ise petrol ve enerji firmalarının en büyük kaygısı itibar kaybı olarak görülür. Bu nedenle “ders çıkartmak” anlayışı ve kültürü uluslararası firmalarda desteklenen bir insan davranışı haline gelmiştir. Bahsedilen davranış şekli, firmalara ve çalışanlara “olaylardan ders çıkartmak” olarak yansıtılmaktadır.

Diğer taraftan petrol istasyonlarında son tüketicinin dahil olduğu milyonlarca günlük işlemler var.

Son tüketici ile ilgili her türlü uygunsuzluk büyük bir itibar kaybına konu olabiliyor.

 

Çevre

Enerji ve petrol firmalarının kabusları arasında toprak ve su kirliliği gelmektedir. Bu da zaman ve para gerektiren bir arıtma – temizleme  işlemi gerektirmektedir. Bu nedenle sektör oyuncuları bünyesinde çevre danışmanları  bulundurur ve çevre  ile ilgili kanun ve yönetmelikleri yakından takip ederler. Biliyoruz ki büyük petrol devleri hala çevre kazalarının etkisini  hissediyor.

Diğer bir konu da itibar kaybı sonucunda firmaların ekonomik kayıplarıdır. Çevre olayları doğaya olduğu gibi sadece firmalara değil, ülkelere de zarar veriyor. Çevre dostu sloganlar, kampanyalar ve taahhütler, bu firmalar arasında iyi bilinen ve uygulanan stratejiler arasında. Çünkü son tüketici deneyimini yakından ilgilendiriyor.

 

İnşaat Sektörü

Ölümlü iş kazalarının en fazla inşaat sektöründe yaşandığını biliyoruz. İnşaat projeleri bazen bir kaç yıl, bazen birkaç ay sürebiliyor. İş güvenliği bilinci açısından karşılaştırma yapıldığında, inşaat sektörünün, petrol ve enerji sektörüne göre bir miktar aşağıda olduğunu söyleyebilirim.

 

Personel

İnşaat işçileri ve teknik kadro belirli bir inşaat projesi için bir araya gelmektedir ve çoğunlukla birbirlerini tanımamaktadır. Bu nedenle güçlü bir iş güvenliği kültürü beklenmemelidir. Ancak müteahhit firmaların farklı tip projelerdeki tecrübeleri ve uluslararası müşteri /proje yönetim firmaları ile olan tecrübeleri sonucunda bir iş güvenliği kültürü gelişmektedir.

İnşaat projeleri global anlamda tanınmış ana müteahhit firmalar tarafından üstlenildiğinde, bu firmalar şirket kültürlerini projelere yansıtmaktadır. Eğer durum böyle değil ise, müteahhit firmalar sadece yerel yönetmeliklere bağlı kalmakta ve bunun üzerine bir ekleme yapmamaktadır. Gerçek bir iş güvenliği kültürleri bulunmamakta, iş güvenliği, öncelikleri arasında en alt sıralarda yer almaktadır. Sadece ihtiyaç olan ne ise onu vermektedirler. Sonuç olarak inşaat sahalarında iş güvenliği bilinci düşük kalmakta; iş kazaları, yüksekten düşmeler, elektrik kazaları, çökmeler ve toplu ölümlü kazalar yaşanmaktadır.

İnşaatlarda iş güvenliği müdürünün, şantiye şefi ya da inşaat müdürüne bağlı çalıştığı zamanlarda, çoğunlukla güvenlik önlemlerinin alınmasında sıkıntılar yaşanmaktadır. Kritik konu İş Güvenliği Müdürü’nün Genel Müdür’e bağlı çalışmasıdır.

 

Müşteri Gereksinimi

Mal sahibi ve müşterinin iş güvenliğine bakış açısı ve gereksinimi, inşaat projelerinde bir diğer kritik konudur. İş sağlığı ve güvenliği kanunları birçok ülkede zorunlu olarak yerini almıştır, buna bağlı olarak birçok inşaat firması da yerel iş güvenliği yönetmeliklerine bağlı kalmayı tercih etmektedir. Ben sektörde emniyet trendlerinin ve insan davranışlarının sürekli değiştiğini görmekteyim. Bu bağlamda her ulusal ve uluslararası yönetmeliğin ve düzenlemelerin dikkate alınması, iyi uygulamaların bir sonraki projede uygulanması  gerekmektedir. Yeni dünya düzeninde sadece yerel güvenlik yönetmeliklerine bağlı kalmak, başarıya ulaşmak için yeterli olmayacaktır. Bu alanda çalışan her birey, eğer bir adım öne çıkmak istiyorsa, yerel ve uluslararası kanun, gereksinim ve yayınları takip etmelidir.

 

İnşaat Sektöründe İyi Uygulama

İnşaat emniyet ve güvenlik kavramı içinde birçok iyi uygulama örnekleri olduğu açıktır. En kritik nokta, bunları kayıt altına almak ve çalışanlar ile paylaşarak kurum güvenlik kültürüne entegre etmektir.

 

Zaman

İnşaat işleri süre odaklıdır. Proje zamanında tamamlanmalıdır ki, mal sahibi/müşteri hayalini gerçekleştirebilsin. Müteahhit firma ve çalışanları üzerindeki süre baskısı iyi bilinen bir stratejidir.

 

Hızlanın, bu betonu bu gece dökmeliyiz!

Süre baskısının sonucunda, güvenlik önlemleri işçiler hatta bazen mühendisler tarafından kolay bir şekilde atlanabilmekte ya da ertelenebilmektedir. İşte kazalar da bu anda gerçekleşmektedir. Süre elbette önemli, ancak sahadaki tüm çalışanların sağlığı ve güvenliği daha önemlidir. Hiç kimsenin; işlerin çok hızlı yürütüldüğü fakat iş kazası, ölüm veya bu kapsamda davaların sürdüğü bir inşaat ortamını kabul edebileceğini düşünmüyorum.

Benim açımdan inşaat sektöründe en zayıf halka yapılan süre baskısıdır. Petrol ve enerji sektörlerinde süre baskısının, inşaat sektöründeki kadar fazla olduğunu düşünmüyorum.

Özet olarak iş güvenliği profesyonellerine tavsiyem; enerji ve petrol sektörlerinin iş güvenliği birimlerinde yer almanın onlar için güçlü bir tecrübe olacağıdır.

 

‘’Başkaları ile paylaşmıyorsan, bu örnek uygulama faydasız ve ölü bilgidir.’’

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.