Düşüş Durdurma Sistemlerinde Şok Emicilerin Yeri

Doğa HSE Group Eğitmeni Kubilay Cemal Kakaş:

Yüksekte çalışmanın en büyük risklerinden biri olan “düşmelerden” korunmak için aklımıza ilk olarak toplu koruma önlemleri (korkuluklar, boşluk doldurmalar, güvenlik ağları vb.) gelmelidir. Fakat çalışma ortamları her zaman bu yöntemleri ya da sınırlandırma yöntemlerini kullanmamıza uygun olmayabilir. Böyle durumlarda güvenliği sağlamak amacıyla alternatif yöntemler olan kişisel koruyucu donanımları ve düşüş durdurma sistemlerini kullanmamız gerekir.

Peki düşüş durdurma sistemleri nedir? Düşüş durdurma sistemi isminden de anlaşılabileceği gibi meydana gelen bir düşüş esnasında devreye girerek, yere çarpmadan önce kişiyi durdurur ve oluşacak şoktan kişinin zarar görmesini engeller. Ancak bu sistemde yapılan en büyük yanlış, kişinin yere çarpmasını engellemeyi sağlamanın yeterli olacağının düşünülmesidir. Fakat yapılan araştırmalar göstermektedir ki; bu önlem sonucu oluşan etki kuvveti, düşen kişilerin sakat kalmasına, hatta ölmesine sebep olabilir. Bu sebeple şok emicinin önemi de oldukça fazladır.

Yüksekte yapılan çalışmalar için yaptığım denetimlerde ve verdiğim eğitimlerde; düşüş durdurma sistemleri ve şok emicilerin yanlış kullanıldığını, çalışanların bu konudaki bilgilerinin eksik kaldığını gözlemliyorum.

Düşüş durdurma sistemlerinde, şok emicinin önemini anlamak için insan vücudunun oluşan etki kuvvetine dayanımına bakmamız gerekir. İnsan vücudunun yerçekimi kuvvetinin katlarına (G) dayanımı, kuvvetin uygulanma yeri ve şiddetine göre dayanma değerleri de değişir.

İnsan vücudunun 45 G kuvvete kadar dayanabildiği yapılan testler sonucu ölçülmüştür. Fakat vücudumuz bu kadar yüksek rakamlara sadece özel koşul ve pozisyonlarda ulaşabilir. Farklı ortam ve pozisyonlarda farklı sonuçlar elde edilmiştir. Örneğin jet uçaklarındaki fırlatma koltuklarında 20 G, paraşüt kemerlerinde 12 G olan değerler, yüksekte çalışmada kullanılan tam vücut tipi emniyet kemerlerinde 6 G’ye kadar düşmüştür. Bunun nedeni tam vücut tipi emniyet kemerinin düşüşü durdurma anındaki vücut pozisyonu, kemerin vücuda uyguladığı kuvvet noktalarının yüzey alanlarının az olması ve kuvvetlerin yönlerinin zayıf bölgelere kaymasıdır.

Bir insan vücudunun dayanabileceği en yüksek etki kuvvetini hesaplama formülü şöyledir:

Maksimum etki kuvveti (Fmaks)= Yer çekimi şiddeti (G) x Kütle (m) x Yer çekimi ivmesi

Bu formüle göre baktığımızda ve yer çekimi şiddetini 6 aldığımızda;

100 kg olan bir kişi için; Fmaks = 6 x 100 x 9.81 = 5,9 kN

Şok emiciler, insan vücuduna 6 G den fazla kuvvet gelmesini engelleyip vücudu korur, kişinin zarar görmemesini sağlar. Bu durum, şok emiciyle durma mesafesinin uzatılarak, oluşacak etki kuvvetinin azaltılmasıyla sağlanır. Şok emicilerin uzama boyu, oluşacak şoka göre değişkenlik gösterir. Uzama boyunu değiştiren iki etken vardır; düşüş mesafesi ve kişi ağırlığı.

Yüksekte yapılan çalışmalarda düşüş durdurma sisteminde lanyard kullanıldığında; şok emici kullanılırsa veya 6 metre altında şok emici kullanılırsa çalışan personelin yere çarpacağı düşünülmektedir. İş güvenliği uzmanlarının veya çalışan personelin bilgi eksikliği işte bu kanıya varılmasına neden olur.

Şok emicilerin 6 metre altında kullanılmaması gerektiği algısı yanlıştır. 6 metre altında düşüş yaşandığında; lanyard boyu 2 metre, bağlantı noktası ayak hizası altında ve güvenlik payı 1 metre olursa; düşme mesafesi, şok emici açılmış hali ile birlikte (ortalama 1,2 metre) 6.2 metre olur. Fakat bu kullanım yanlış bir kullanım olur. Önceliğimiz personelin bu kadar yüksek düşüş yaşama ihtimali olmamasını sağlamak olmalıdır (daha kısa lanyard, daha yüksek bir noktada ankraja bağlanılmış olması ya da başka bağlantı ekipmanı kullanımı vb.) Personel şok emici olmadan büyük bir düşüş yaşarsa, üzerine gelecek etki kuvveti çok yüksek sayılara çıkar (>15 kN). Bu kadar yüksek sayılar, yere çarpmasa bile kişinin havada sakatlanmasına, felç kalmasına ve hatta ölmesine sebep olabilir.

Düşme mesafesinin uzun olması gibi hatalı uygulamalar sonucu kişinin darbe alması kaçınılmazdır. Aynı çalışan, aynı düşüşü şok emici varken yapsaydı; kişi lanyardı hatalı kullanmasına rağmen, düşüş sonucu ortaya çıkan etki kuvvetini şok emici sönümleyeceğinden, kişi etki kuvvetine hasar almayacağı kadar düşük seviyelerde maruz kalmış olurdu. Kişinin kendini yere çarpma riski olmasına rağmen bu düşüş sonucu; şok emici yavaşlattığı için kişinin sadece yere ayaklarını vurması ve büyük ihtimalle de yavaşlatma etkisi ile hasar almaması beklenir.

Bu örneklerle anlatmak istediğim; düşüş esnasında çalışanların yere çarpmayıp, askıda kaldıklarında da zarar görebilecekleridir. Çalışanlar iş ortamına uygun düşüş durdurucu donanımlar kullanmalıdır, uygun olmayan malzemeleri kendi ortamlarına uydurmaya çalışmamalıdır.

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.