Demir – Çelik sektöründe İş sağlığı ve Güvenliği

Erdemir, A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, Şahap Bultan

 

Çok Tehlikeli İşler” sınıfına giren bu sektörde, Ağır ve çok büyük malzeme ve makinelerin bir yerden başka bir yere taşınması, sıcaklığı 1800 dereceye kadar çıkan erimiş metaller, toksik ve aşındırıcı maddeler, hava yoluyla solunum sisteminin maruz kaldığı kokular-dumanlar-maddeler ve gürültü, İSG açısından en önemli riskleri oluşturmaktadır.

 

 

Demir-Çelik Sektöründe Rastlanan İş Kazaları

Yangın ve kas-iskelet sistemi yaralanmaları ile düşmeye bağlı kazalar bu sektörde oldukça sık görülmektedir. Özellikle taşımacılıkta manuel sistemler kullanılması, etraftaki dağınıklık ve kirlilik kazalara yol açmaktadır (kaymalar, düşmeler, burkulmalar ve kırılmalar). Risk analizleri, iş sırasında rotasyon, takım çalışması ve verilen İSG eğitimleri, risklerin azaltılmasına yardımcı olmaktadır. Taban ve zeminlerin yeterince sağlam ve düz olmaması ile çalışma plâtformlarının dayanıksız, korkuluksuz olması da oluşan kazaların önemli nedenlerindendir.

 

Fiziksel Tehlikelerden Kaynaklanan Meslek Hastalıkları

Demir-Çelik sektörü en çok gürültü maruziyetinin olduğu sektörlerden biridir. Ayrıca yüksek ısıya sahip parçacıklar kulak zarını yakmakta ve bazı ağır malzemelerin düşmesi sonucu çıkan ses, kulak zarının yırtılmasına neden olabilmektedir.

Matkaplar, testereler, çekiçler ve bazı iş makineleri çalışanların titreşime maruz kalmasına neden olmaktadır. Bütün vücudun titreşime maruz kalması bulanık görmeye ve baş dönmesine neden olabilmektedir. Elle kullanılan makinaların yarattığı titreşim ise Karpal Tünel Sendromu’na, Raynaud Sendromu’na ve eklemlerde aşınmalara neden olmaktadır ve bu rahatsızlıklar kalıcı olabilir. Ayrıca Dupuytren Kontraktürü ile karşı karşıya kalma riski, öğütme ve dövme işlerinde uğraşanlarda görülmektedir.

Demirin eritilmesi, dövülmesi ve şekillendirilmesi sırasında çok yüksek derecede ısı ortaya çıktığından ısıdan etkilenmeyi engellemek için sıvı tüketilmesi, havalandırma sistemlerinin ve ısıdan koruyucu kişisel koruyucu donanımların kullanılması önerilmektedir.

Lazerlerin kullanımı sırasında da göz zedelenmesi, deri yanması, körlük, gözlerin aşırı sulanması, görme alanında uçuşan noktalar gibi tehlikeler ortaya çıkmaktadır. Cildin yanmasına neden olabilecek lazer düzeyinden çok daha azı, göz retinasını tahrip etmek için yeterlidir.

Yukarıda belirtilen tehlikeleri ortadan kaldırma veya ikame etmek için iş rotasyonu, münavebeli çalışma, sıcakta çalışma iş talimatı hazırlanması, davranış odaklı güvenlik yönetimi eğitimi gibi konulara da değinilmesi de önem arz etmektedir.

 

Demir & Çelik Sektöründe Kimyasal Tehlikelerden Kaynaklanan Meslek Hastalıkları

Demir-Çelik endüstrisinde neredeyse 1000’den fazla kimyasal madde kullanılmaktadır. Kömürün yanarak kok haline gelmesi sırasında katran, benzen ve amonyak ortaya çıkmaktadır. Kükürt dioksit ve azot oksit içeren dumanlara maruz kalmak, vanadyum ve diğer metal alaşım katkıları kimyasal pnömonite neden olmaktadır. Benzen, toluen ve zaylen gibi kömür ocağı gazında hazır bulunan maddeler solunum yolu rahatsızlıklarına ve merkezi sinir sistemi bozukluklarına neden olurlar. Bunlara uzun yıllar maruz kalma ise kemik iliği hasarlarına, anemiye ve kan kanserine neden olabilmektedir.

Dumanlar ve bazı parçacıklar eriyik metallerle çalışan, kok kömürü kullanan ve ocakları dolduran çalışanlar için tehlikelidir. Bu toz ve dumanlara sürekli maruz kalma kalıcı astım hastalığına neden olabilmektedir.

Silikaya maruz kalma, daha çok metallerin eritilmesi işinde çalışanlar arasında görülür ve sonunda silikoz hastalığına yakalanmaya neden olabilmektedir.

Asbest, daha çok ısı ve gürültü yalıtımı için kullanılmaktadır. Bakım ve inşaat çalışmaları sırasında önceden kullanılmış olan asbest, havaya karışabilmekte ve tehlikeler yaratabilmektedir. Asbestosa maruz kalma; asbestoz, mezotelyoma ve diğer kanserlere neden olabilmektedir.

PAH’lar (Polisiklik Aromatik Hidrokarbon), yanmalı işlemler sonucunda ortaya çıkarlar. Bunlar havada aerosol ya da buhar şeklinde bulunabilirler. Kısa süre ile bunlara maruz kalma deride kaşıntılara, müköz zar iltihabına, baş ağrısına, baş dönmesine ve mide bulantısına neden olabilmektedir.

Yukarıda sıraladığımız tehlikelere maruziyeti kontrol altına almak adına;ortam ve kişisel maruziyet ölçümlerinin yapılması, doğal veya cebri havalandırma sistemlerinin ve solunum sistemi koruyucuların kullanılması önerilmektedir.

Kömürle çalışan ocaklar, katran ve zift parçacıklarının havaya karışmasına sebebiyet vermektedir. Belirli bir süre maruziyetin ardından bu alanda çalışanlarda  akciğer kanserine yakalanma riski sıradan bir insana göre 2 kat daha fazla görülmektedir.

Demir-Çelik Endüstrisi Çalışanları İçin Sağlık ve Güvenlik Önlemleri

İlk olarak tehlikeler (gürültü, radyasyon, gaz, termal konfor, toz vs.) kaynağında yok edilmelidir. Bu yapılamıyorsa ikâme (yerine koyma) yöntemine başvurularak, daha az tehlikeli olan sistem veya makineler ile değişim yapılmalıdır. Ülkemizde ve dünyada ENDÜSTRİ 4.0 kapsamında robot sistemlerine geçilmeye başlanmıştır. Burada amaç, demir çelik sektöründeki ağır ve tehlikeli işleri insandan bağımsız ve güvenli biçimde yürütmektir. Davranış odaklı güvenlik yönetimi ile insan ihmali veya kusuru nedeniyle meydana gelen iş kazalarını tamamen önlemek hedeflenmelidir.

Sektörde yerel ve genel havalandırmaya başvurulması ile Kişisel Koruyucu Donanımların kullanımı demir-çelik sektöründe iş kazaları ve meslek hastalıklarını önlemek konusunda önemli bir rol almaktadır.

Akciğer kanseri ve kan kanseri gibi ölümcül hastalıklarla karşılaşma riskine karşı, tozlara ve dumanlara karşı solunum koruyucu maskeler ve solunum cihazlarının kullanılması da oldukça önemlidir.

Bunlarla birlikte silikoz ve asbestoz gibi hastalıkların önlenebilmesi için de solunum yollarını korumak zorunludur.

Ayrıca lazer kullanımı sırasında paravanlar, göz koruyucu gözlükler, maskeler veya siperlikler kullanılmadığı takdirde retinada yırtıklar meydana gelebilmektedir. Ortamda bulunan diğer tozlar, dumanlar ve buharlar da gözler için tehlikeli olabilmekte aynı zamanda çok yüksek ısıdaki erimiş metallerde gözler için büyük riskler oluşturabilmektedir. Bütün bu risklere karşı uygun koruyucu gözlükler takmak kazalarla karşılaşıldığında gözlerin hasar görmesine engel olacaktır.

Gürültüye karşı ise makinalar çalışırken, demir-çelik taşınırken, havalandırma ve diğer işlemler yapılırken çıkan gürültü, kaynakta ancak belirli bir miktarda kesilebilir. Bütün bunlar önemli risk faktörleridir ve bunları azaltmak için mutlaka mühendislik önlemlerinin yanında kulak koruyucu donanımlar olan kulaklıklar ve tıkaçlar kullanılmalıdır.

Demir-Çelik sektörü çok tehlikeli, ağır efor gerektiren fiziksel olarak ağır işlerin yapıldığı bir iş kolu olduğundan; otomasyon, kamera, yangın algılama ve söndürme sistemleri ile çalışan güvenliği en üst seviyeye çıkarılması önemli bir husus. Ayrıca çalışanlara yeterli dinlenme ve izin süreleri sağlanmalı ve ortam denetimleri, eğitici görsel, videolar ile güvenli davranış kültürü modeli ile süreklilik sağlamanın da önemli olduğunu düşünüyorum.

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.