İNSAN DEVRİMİ

David Hughes SafeStart’ta Geliştirme Müdürü (İngiltere, İrlanda ve İskandinav Ülkeleri).

Teknoloji ve veri alışverişinin işyeri güvenliği üzerindeki etkisi hem büyüleyici hem de heyecan verici, peki kaçınılmaz zorluklara göğüs germek için ne yapmalıyız?

4.Sanayi Devrimi ve merkezindeki insanlar (David Hughes, SafeStart Geliştirme Müdürü’nün kaleminden)

 

Genel olarak 4. Sanayi Devrimi ya da Endüstri 4.0 olarak bilinen, üretim teknolojilerindeki otomasyon ve veri değişimindeki mevcut trendler, insan faktörleri ve güvenlik performansı alanında bir etkiye sahip. Şüphesiz ki, daha iyi mühendislik teknolojisi çalışanların zarar görmesini engellemeye yardımcı olduğu için güvenlik anlamında oldukça fazla pozitif etkiye sahip.

Sıcaklık değişimi, ani hareket veya hareketsizlik ile ilgili tehlikeleri aktif olarak tanımlayan akıllı kişisel koruyucu donanım (KKD) günümüzde mevcut. Ayrıca, insanların giymeleri gereken şeyleri giydiklerinden ve olmaları gereken yerlerde bulunduklarından emin olmak için kamera sistemleri (CCTV) ve KKD tanıma yazılımı kullanan akıllı gözetim sistemleri de mevcut.

Bu şekilde bir “daha iyi, daha ucuz, daha güvenli, daha güvenilir” mantığı, sonunda otomasyonun geleneksel olarak uygun olmadığı daha az tehlikeli manuel işler için de geçerli hale gelecek.

Tekrarlanan çalışma nedeniyle daha az kaza meydana geleceği için, bunun aynı zamanda uzun sürede sağlık üzerine faydaları da bulunuyor. En tehlikeli işlerin çoğunun ortadan kaybolması da mümkün. Ancak, aşağıda göreceğiniz gibi, bu, güvenliği arttırma çabalarımızı azaltabileceğimiz anlamına gelmiyor; hatta, yeni teknoloji ile, insan faktörlerine yeniden odaklanmayı gerektiren yeni zorluklar ortaya çıkıyor.

 

Hızlı evrim – gerçek devrim değildir

Piyasadaki istihdam imkanları söz konusu olduğunda, uzmanlar otomasyonun uzun vadeli etkisi konusunda görüş ayrılığı içinde. Geçmişte, teknolojik gelişmeler piyasadaki toplam iş sayısını arttırmıştı, ancak bunun sebebi farklı iş türlerinin ortaya çıkmış olmasıydı.

Gelecekte yaralanmalara ne mi sebep olacak? Günümüzde yaralanmalara sebep olan şeyler.

4.Sanayi Devrimi sona ererken, yeni teknolojileri tasarlamak, inşa etmek, kurmak, işletmek ve bakımını yapmak için hala insanlara ihtiyaç duyulacak; henüz sadece hayal edebildiğimiz yeni sanayi sektörleri de ortaya çıkacak.

Bununla birlikte, çoğu uzman, hızlı değişim oranına rağmen, önümüzdeki 10 yıl boyunca, istihdam ortamında radikal ve bir gecede yaşanacak bir değişim görmeyeceğimiz konusunda hem fikir. Mevcut tehlikeleri müzakere etmek ve gelecekteki işyerlerinin getireceği değişiklik ve tehlikelerle başa çıkmak için hala insanlara ihtiyacımız olacak.

İnsanların yaralanmasının sadece üç olası sebebi vardır. Ya kendinizin yaralanmasına yol açan bir şey yaparsınız (en yaygın olan sebep budur), ya ‘başka bir kişi’ yaralanmanıza sebep olan bir şey yapar ya da ekipman kırılmaları gibi insan kaynaklı olmayan bir olay yaralanmaya sebep olur.

İnsanlar genellikle işyerinde yaralandığında, bunun sebebi yürümek, merdivenleri kullanmak veya nesnelere, diğer insanlara veya hareketli ekipman / araçlarla muhatap olmak gibi günlük aktivitelerdir. Bunlar, varlığını mühendislik becerilerimizde ortadan kaldıramayacağımız veya onlardan kolayca korunamayacağımız durumlardır.

Şirketler genellikle, uzun vadede yaralanmaları önemli ölçüde azaltmak konusunda bundan önce yaptıkları ve işe yaramış ama artık etkililiklerinin bir kısmını yitiren şeyleri daha çok yaptıkları bir noktaya gelir. Teknoloji nihayetinde bizi bu noktanın ötesine taşıyabilir, ancak düşme gerçekleştiği esnada hava yastığının devreye girdiği iş kıyafeti icat edilinceye kadar, bu tür yaralanmalar gerçekleş-meye devam edecektir.

 

Kritik zihinsel durumlar

İnsanlar neden ve ne zaman yaralanır? Büyük çoğunluk için, acelecilik, bir duruma sinirlenme, yorgunluk veya bitkinlik hali ya da sadece bir şeyi sıkça yapmanın sonucunda eylemleri otomatik pilotta yapmak gibi zihinsel ya da bedensel durumlarla ilgilidir.

Zamanımızın büyük çoğunluğunda fonksiyonlarımızı bilinçaltısal olarak gerçekleştiriyoruz.  Bu yüzden, bir şey yapmaya alışmaya başladığımızda, üzerimize rahatlamanın yol açtığı bir gevşeklik çöküyor. Teknoloji gerçekten de bu rahatlığı artırabilir: ama eğer bizi güvende tutmak için sadece teknolojiye güvenirsek, teknoloji başarısız olduğunda veya teknoloji olmadığında ne olacak?

 

Dört kritik hata

Güvenlik açısından hataları dört kritik hata olarak basitleştirebiliriz: gözlerin göreve odaklı olmaması; zihnin göreve odaklı olmaması; kendini tehli-

keye atmak ya da denge, çekiş ve yol tutusunu kaybetmek. Bu dört hata, tüm yaralanmaların yüzde 90’ından fazlasına, ve birçok güvenlikle ilgisi olmayan hataya, sebep oluyor. Eğer yalnızca dört hata olduğunu varsayarsak, ve bu hataların yukarıda belirtilen dört durumdan biri içinde ol-

duğumuzda ortaya çıkması muhtemel ise, hataların meydana gelmesinin nasıl azaltılacağı problemini çözmek gelmek daha kolay hale gelir  ve böylece yaralanma oranlarını azaltma şansı da doğar.

 

Hata azaltma ve yeni beceriler

Sonuç olarak, kritik hataları azaltmak için, bu durumları hesaba katacak ve kritik hatalar yapmaktan kaçınmamıza izin verecek yeni beceriler ve alışkanlıklar kazanabiliriz. Otopilota geçmemizi sağlayan nöral yolları kullanarak, beynimize yaralanmaya neden olacak bir hata yapma ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda tehlike önleyici teknikler öğretebiliriz.

İnsanların pratik yapmalarını sağlayan ilk tekniklerden biri etraflarındakileri gözlemlemektir. Eğer, acelecilik, öfkeli olma, yorgun görünme veya otopilotta olma durumlarından birinde olan birini görürsek, bu kendimizi ana döndürmemize, tehlikeden uzak durmamıza ve tüm bunları kendi eylemlerimizi derinlemesine düşünmemize olanak sağlar.

Bir diğer iyi teknik ise, yaptığımız küçük hataları derinlemesine düşünmek ve dört durumdan biriyle arasında bir bağlantı aramaktır. Bu tür incelemeler son derece yararlı olabilir.

İnsanların ilk üç durumdan birinde olduklarını fark etmelerine yardımcı olmak da mümkündür: acelecilik, öfkeli olma durumu ve yorgunluk (rahatlık/gevşeklikle mücadele etmek için farklı bir yaklaşım gerektir). Dönüm noktası, insanlar bir şeyin yanlış gittiğini kendilerine söyleyen iç seslerini güçlendirmeyi ve de onu dinlemeyi öğrendiğinde gerçekleşir. Bir hata veya yaralanma meydana gelmeden önce bu durumlardan birinin içinde olduğunu fark etme tekniğini kendini tetikleme olarak adlandırıyoruz.

Bütün bunlar zaman ve pratik gerektirir. Teknolojinin etkisi arttıkça ve yeni ekipman ve endüstri-ler ortaya çıktıkça daha da uygulanabilir hale gelecektir.

Ne olursa olsun, insan faktörü 4. Sanayi Devriminde de kritik olmaya devam edecek. Riski ele alan ileri mühendislik ve teknolojik çözümlerin yanı sıra, insanlara yeni dünyayla başa çıkmalarını sağlayan kişisel güvenlik becerilerini geliştirmelerinde yardım etmeye ihtiyacımız olacak.

 

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.