ATIK YÖNETİMİ

Atık yönetimi, herhangi bir ürünün tasarım aşamasından başlayarak; üretim, tüketim, atık oluşumu, atığın geri dönüştürülmesi ve/veya bertaraf edilmesini kapsar. Kuruluşlar, tehlikeli atıkların güvenli ve çevre dostu bir şekilde bertaraf edilmesi için bazı basit prosedürleri izleyerek; hem yasal mevzuata uyum sağlayabilir, hem de finansal tasarruflarda bulunabilirler.

Hammaddelerin, kaynakların ve enerjinin verimsiz kullanımı ile sanayi ve ticaret için gereksiz atıkların üretilmesi, günümüzde çevre, toplum ve işletmeler için büyük ölçüde zarar vericidir. Örneğin; binalarda enerji kullanımı, üretim süreçleri, ulaşım faaliyetleri ve atıkların bertarafı sonucu iklim değişikliğini önemli ölçüde etkileyen karbondioksit ve metan gibi zararlı sera gazları açığa çıkar. Üretim süreçlerinde doğal hammadde ve diğer malzemelerin temini, üretimi ve kullanımı değerli olan kaynakları tüketerek karbon emisyonuna sebep olur. Bu nedenle, hammaddelerin daha verimli kullanılması, enerji ve suyun daha dikkatli tüketilmesi, atığın en aza indirilmesi, yeniden kullanılması veya geri dönüştürülmesi gibi uygun kaynak ve enerji verimliliği önlemlerini uygulayan kuruluşlar, çevreyi korumaya yardımcı olmada önemli bir rol oynarlar. Atık yönetimi, daha az kaynak kullanımı ve daha düşük maliyetler ile tasarruf sağlarken, geliştirilmiş iyi uygulamalar ve olumlu çevresel faktörler sayesinde müşterilere, iş ortaklarına ve yatırımcılara yönelik bir itibar artışı da sağlar. Son yıllarda, faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkisini göz önünde bulundurmaya başlayan kuruluş sayısı oldukça artmış; sonuçta hammadde, enerji ve suyun daha verimli kullanılması ve atık üretiminin önlenmesi gibi kaynak verimliliğinin sağlanması bu kuruluşlarda öncelikli hale gelmiştir.

Ölçme ve izleme

Çevresel etkilerini ve karbon ayak izlerini azaltmaya çalışırken kuruluşlara; kaynak kullanımlarını tanımlayarak değerlendirmeleri, ölçme ve izleme için tüm faaliyetlerini gözden geçirmeleri önerilmektedir. Bu durum diğer alanlar arasında; hammadde, enerji ve suyun kullanımı, iş tarafından üretilen atıkların incelenmesi ve ölçülmesi anlamına gelir.

Bir gözden geçirme ya da denetimin kapsamı ile detayı; kuruluşun büyüklüğüne, faaliyetlerine ve endüstri sektörünün doğası gibi faktörlere bağlıdır. Bu süreç, hammaddelerin kullanımını azaltma ve üretilen atık miktarını en aza indirme yollarını tanımlamak için bir atık haritalama çalışması yapmak anlamına gelir. Savurgan enerji kullanımını tespit etmek için “etrafı dolaşmak” ve kullanımı değerlendirmek için enerji ve su faturalarını incelemek bile önemlidir. Kullanılan hammadde miktarı, sahadan çıkan atık seviyesi, enerji ve su kullanımına ilişkin düzenli olarak veri toplanması, kuruluşların performanslarını ölçmek ve kıyaslayabilmek için önemli bir kriterdir.

Kaynak verimliliği

Çevre yönetiminde kaynak verimliliği ve atıkların azaltılması ve yönetimi anahtar faktörlerin başında gelmektedir. Kaynak verimliliği ile vurgulanmak istenen, kuruluşun mümkün olduğunca az kaynak (enerji, su, hammadde ve ambalaj gibi) kullanmaya çalışmasıdır. Kullanımdayken kaynak ve ürünlerden maksimum değeri sağlamak ve mümkün olduğunca az atık üretmek, daha sonra hizmet ömrünün sonunda ürünleri, malzemeleri ve atıkları yeniden kullanmak, geri kazanmak, yeniden üretmek ve geri dönüştürmek amaçlanmaktadır.
İlk adımda, kuruluşun tüm süreçlerini, aktivitelerini ve ürünlerini incelemek, kullanılan hammaddelerin türleri ile üretilen atıkların niteliğini ve miktarlarını belirlemek olmalıdır. Kuruluşların uyguladıkları atık yönetimi süreçleri, kullandıkları hammadde miktarını, ürettikleri atık miktarını ve enerji ve su kullanımını azaltmalarına yardımcı olmaktadır ve bu sayede çevreye de katkı sağlanır. Atıkların, enerji ve su maliyetlerinin etkin bir şekilde yönetilmesi, kaynak verimliliği ve atıkların asgari düzeye indirgenmesi için bir süreç yürütülmesi kuruluşun rekabet gücünü ve uzun vadeli beklentilerini yükseltebilir.

Hürriyet İK’daki köşe yazısı için tıklayın.