GIDA GÜVENLİĞİ

Yerleşmiş tüketim ve satış alışkanlıkları ülkemizde gıda güvenliğini etkileyen en büyük tehdit

İnsanoğlunun en temel ihtiyaçlarından biri olan beslenme, sağlıklı yaşamın da temel kriterlerinden biridir. Sağlıklı beslenmenin en önemli esaslarından biri ise tarladan sofraya ideolojisi ile son zamanlarda sıkça tartışılan ‘Gıda Güvenliği’dir. Üretimden tüketicinin sofrasına ulaşana dek gıdalardaki olası fiziksel, kimyasal, biyolojik, mikrobiyolojik ve her türlü zararların öngörülmesini ve uzaklaştırılmasını temel alan tedbirlerin tamamını ifade eden tanıma Gıda Güvenliği denir.

Gıda Güvenliği birincil üretim olarak adlandırılan yani bitkisel üretim, hasat, bakım, sulama, hayvan sağlığı, hayvanların aşılanması, tükettikleri yemlerin kontrolü ve nakliyatları vb. işlemleri kapsar.

Food and Agriculture Association of the United Nations yani FAO’ya göre gıda güvenliği gıdalarda tüketicilerin sağlığına zarar verebilecek tehlikelerin bulunmaması veya kabul edilebilir düzeyde olması anlamına gelmektedir. FAO’ya göre gıda güvenliğinin tarımsal üretimden hasat, işleme, depolama, dağıtım, hazırlık ve tüketime kadar her aşamada besin zincirinin güvenli kalmasını sağlamada kritik bir rolü vardır. Gıda güvenliği, üretimden tüketicinin sofrasına ulaşana dek gıdalardaki olası fiziksel, kimyasal, biyolojik, mikrobiyolojik ve her türlü zararların öngörülmesini ve uzaklaştırılmasını hedef alan bir kavramdır.

 

Ülkemizde Gıda Güvenliği nasıl sağlanıyor?

Ülkemizde gıda güvenliğinin sağlanmasındaki yetkili otorite Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olup Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü de uluslararası kuruluşların nezdinde bir irtibat noktası gibi görev almaktadır. Bu görevinin yanı sıra yem güvenilirliği, su ürünleri, veterinerlik ve bitki sağlığı alanında da yetkili otoritedir. Türkiye’de gıda güvenliğine ilişkin 1930 tarihinde çıkarılan 1580 sayılı Belediye Kanunu’ndan günümüze dek gıda güvenliği gelişerek mevzuatlarda yerini almıştır. Benzer olarak, 1954 yılında Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) kuruluşu, bu alanda yapılan önemli çalışmalardan biridir. Gıda güvenliği alanında gerçekleşen diğer önemli gelişmeler arasında 560 sayılı “Gıdaların Üretim, Tüketim ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname (1995)” ve bu kararname kapsamında çıkarılan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği (1997), Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Yönetmelik (1998) ve 2008 yılında hazırlanan Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmelik yer alır. Bu yönetmeliklerden ve gelişmelerden anlaşılacağı üzere, 2000’li yıllardan sonra gıda güvenliği alanında yapılan çalışmalar hız kazanmıştır. Bunların yanı sıra, tüketiciler de gıda güvenliğine ve güvenli gıda tüketmeye yönelik çeşitli platformlarda taleplerini dile getirerek hükümetlerin gıda güvenliği ve güvencesi üzerine politikaları hazırlamalarında etkili olmuşlardır.

Bu politikaların hazırlığında bir diğer itici güç Avrupa Birliği uyum çalışmaları gibi uluslararası zorunluluklar olmuştur. Üyelik süreci içerisinde Türkiye’nin Müzakere Çerçeve Belgesi’nde görüşülen konulardan biri gıda güvenliğine dairdir. İçeriğinde tüketicinin korunması ve bilgilendirilmesine dair hijyen ve sunum kuralları, mekanizmalar ve denetimlere yönelik düzenlemeler, gıdanın işlenmesi ve piyasaya sürülmesi hayvansal gıdalar için daha sıkı olan hijyen kuralları yer almaktadır. Yine AB uyum yasaları çerçevesinde, 13 Haziran 2010 tarihinde 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kabul edilerek gıda politikaları yenilenmiş ve AB mevzuatına uyum sağlanmıştır. Kanunun amacı gıda ve yem güvenilirliğini, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamaktır.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (GTHB)’nın 2013-2017 yılları için hazırladığı stratejik planda; “Üretimden tüketime kadar, uluslararası standartlara uygun gıda güvenilirliğini sağlanması” stratejik amaç olarak belirlenmiştir.

 

Tehditler neler?

Gıda güvenliği için yapılan SWOT analizinde Türkiye’de gıda güvenliğine yönelik tehditler; yerleşmiş tüketim ve satış alışkanlıklarının değiştirilmesindeki zorluklar, kayıt dışı üretim, tüketicinin bilgi eksikliği, işletmelerin küçük ölçekli olması, gıda güvenilirliği konusunda bilgi kirliliği ve bu yolla oluşan güvensizlik, birincil üretim aşamasında hijyen uygulamalarında eksiklik olarak tespit edilmiştir. Analizin bir başka adımında belirlenen zayıf yönler ise; uluslararası kuruluşlarla işbirliğinin zayıf olması, nitelikli iş gücünün yetersiz olması ve medyanın etkin kullanılamamasıdır. Teknolojik gelişmeler ve tüketici talebiyle paralel olarak gıda ürünlerindeki çeşitliliğin artması ile birlikte, gıdanın tarladan sofraya gelinceye kadar geçen sürede uygulanan işlemler ve aşamalar, gıda güvenliği ve üretimine dair tüketicilerin sahip olduğu bilinç, gıdaların sağlıklı olup olmadığına dair bazı soru işaretlerine ve çelişkilere sahip olmalarına neden olmaktadır. Bu soru işaretleri arasında üretimin nasıl yapıldığı, kullanılan katkı maddeleri sağlığa yararlı mı yoksa zararlı mı, hijyen ve sanitasyon kurallarına dikkat edilip edilmediği ve benzeridir. Hem tüketicide oluşan bu soruları gidermek, hem güvenli gıdaya ulaşımı sağlamak, hem de olası sorunlara karşı önlem almak amacıyla gıda sektöründe izlenebilirlik çok önemlidir.

 

 

Kaynaklar:

Koç, et al. (2015). Gıda Güvencesi Ve Gıda Güvenliği:kavramsal Çerçeve, Gelişmeler Ve Türkiye. Tarım Ekonomisi Dergisi, sf: 39-48.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı. Stratejik Plan 2013-2017. (2013, Ocak 01). Alındığı Tarih: 25 Mart 2019. Alındığı Yer: Sağlık Bakanlığı

A. Cebeci, et al. (2017). Türkiye Ve Avrupa’daki Tüketicilerin Gıda Etiketi Okuma Tutumlarını Etkileyen Faktörlerin Değerlendirilmesi. Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi, sf: 261-267.

N. Demirbaş, et al. (Kongre Serisi, 2019). Türkiye’de gıda güvenliği açısından ürün doğrulama ve takip sisteminin (ÜDTS) değerlendirilmesi. Not: 11. IBANESS Kongresi, Tekirdağ.

FAO (Food and Agriculture Organization of the United Nations), WHO (World Health Organization), et al. (Bilimsel Raporu, 1992). Nutrition, Obesity and Food Technology 2019. Not: Roma.

FAO. Food Safety. (2019, Ocak 01). Alındığı Tarih: 20 Haziran 2019. Alındığı Yer: FAO

FAO. (Bilimsel Rapor, 2015). Social Protection and agriculture: breaking the cycle of rural poverty. Not: The State of Food and Agriculture 2015 IN BRIEF.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı. Alo Gıda Hattı Nedir?. (2019, Haziran 20). Alındığı Tarih: 20 Haziran 2019. Alındığı Yer: ALO174

N. Buzbaş. (Komite toplantısı raporu, 2010). Türkiye ve AB’de Gıda Güvenliği: Ortaklığın Sinerjisi. Not: Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi Toplantısı, Edinburg.

TİM. (Rapor, 2016). Tarım Raporu. Not: Türkiye İhracatçılar Meclisi.

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.