MAURO PAOLO SOATTO PIRELLI TÜRKİYE’NIN İSG UYGULAMALARINI PAYLAŞTI

Pirelli Türkiye, AR&Ge ve Endüstri Direktörü, Mauro Paolo Soatto, markanın İSG alanındaki uygulamalarını  SM Türkiye ile paylaştı.

 

SM Türkiye: Firmanızın faaliyet amacından bahseder misiniz? Firmanızın misyonu nedir? Bu doğrultuda yapmış olduğunuz çalışmalar nelerdir? Üretim kapasiteniz, çalışan sayınız var ise ihracat ile ilgili bilgiler paylaşır mısınız?

Mauro Paolo Soatto: 1962 yılında ilk yerli lastiğin üretimini gerçekleştiren Pirelli, Türkiye’deki faaliyetlerine 1960 yılında İzmit’de kurulan fabrika ile başladı. Bugün Pirelli Otomobil Lastikleri A.Ş. olarak faaliyetlerini tüketici lastikleri odaklı şirket olarak sürdürmektedir.  Fabrika, otomobil, hafif ticari araç, Cinturato ailesi gibi yeşil performans olarak da adlandırılan çevre dostu lastiklerinin üretimlerinin yanı sıra 2007’den bu yana her yıl motor sporları için de yaklaşık 403 farklı türde lastik üretti.

Fabrikanın 20.000 metrekare  büyüklüğündeki ek tesisinde 250’den fazla çalışan sadece yarış lastikleri üretiminde görev yapıyor. Her yıl toplam cirosunun yaklaşık yüzde 3’ünü ve premium lastiklerden elde ettiği cirosunun yaklaşık yüzde 7’sini Ar-Ge çalışmalarına ayıran Pirelli Grubu, 2017 yılında Türkiye’nin 394. Ar-Ge Merkezi olarak tescillendi. Türkiye geneline yayılmış 300’ün üzerinde yetkili satıcısı ile Pirelli Otomobil Lastikleri A.Ş. tüketicilerine hizmet ediyor.

Öte yandan tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla gelişmekte olan SUV pazarının lastik ihtiyacını tam zamanında ve yerinde karşılayabilmeyi amaçlıyoruz. Bu doğrultuda da pazarın en çok satan ölçüsü olan 215/65R16’yı kısa süre önce İzmit fabrikamızda üretmeye başladık.

İzmit’teki “şampiyonların fabrikası” olarak bilinen üretim tesislerimiz, Pirelli’nin Milano’daki ünlü araştırma ve geliştirme birimiyle birlikte Pirelli’nin motor sporları programında global çapta çok önemli bir rol oynuyor. Sürekli gelişimden ilham alarak otomotiv üreticileri ve takımlarla yakın iş birliği içinde çalışan Pirelli, motor sporları dünyasının en önemli lastik şirketi olarak biliniyor.

 

SM Türkiye: Firmanızın İSG alanında yapmış olduğu çalışmalar ve yenilikler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Üretim tesisimizde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm yasal ve kurumsal çalışma şartlarını karşılayarak güvenli ve sağlıklı çalışma ortamını oluşturmak için tüm ekip çalışmalarımızı sürdürüyoruz.  İş sağlığı ve güvenliği konusundaki uygulamalarımızla; en öncelikli hedefimiz hastalık, yaralanma, yangın gibi can ve mal güvenliğini tehdit eden bütün tehlikeleri ortadan kaldırmak. Bu konudaki çalışmalarımız; iş kazaları dolayısıyla doğacak kayıplara karşı, tüm çalışanlarımızı korumayı amaçlıyor. Çalışanlarımızın ve yönetimin bu politikaya uyum sağlamak için azami gayret ve titizliği göstermeleri doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İş sağlığı ve güvenliğini değerimiz olarak görürken, üretim tesislerimizde çalışanların güvenliğini sağlayacak önlemleri titizlikle takip ediyoruz. Bununla birlikte güvenlik eğitimlerini de düzenli ve etkili bir şekilde çalışanlarımıza ulaştırmaya devam ediyoruz. ’Sıfır yaralanma’ hedefine ulaşmak için ‘Güvenlikte Mükemmellik’ programını başlattık. Bu program kapsamında şirketimizin İSG algısını ölçtürmek için tüm çalışanların katılımı ile periyodik anket ölçümleri yaptırıyoruz. Sonuçlar sonrasında iyileşmeye açık yönlerimiz ile ilgili aksiyonlar belirleyip, üst yönetim olarak bu aksiyonların sıkı takipçisi oluyoruz. Geçmiş yıllara göre kaza sayılarının büyük oranda azaldığını görebiliyoruz. Bu veri bizim proaktif tarafta doğru yolda olduğumuzun bir göstergesi olduğunu düşünüyoruz.

 

SM Türkiye: İSG sektörünün ülkemizdeki ve dünyadaki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çeşitli kanun, yönetmelik ve tebliğler ile çalışanların korunmasını sağlamaya yönelik inceleme ve uygulamalar bütününü temsil eden İş sağlığı ve güvenliği konusunun sanayileşmenin hızlı yükselişi ile birlikte önemini dünya çapında sürdürdüğünü söylemek mümkün. Ancak, iş sağlığı ve güvenliğini bir sektör olarak görmekten öte, yönetmelikleri ve kanunları her geçen yıl daha geliştirilmesi, kurumların da bu kanunları uygulaması üzerine odaklanılması gerektiğini düşünüyoruz. Ülkemizde özellikle son yıllarda yapılan yasa değişiklikleri ve kabul edilen yasa tasarıları önemli bir farkındalığın oluşmasını sağladı. Elbette bazı uygulamaların tam anlamıyla yerine oturması için biraz daha zaman lazım. Ancak önümüzdeki dönemde tüm bunların gerçekleşeceğine inanıyoruz.

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.