Kızamık ve aşı karşıtlığı

Doğa HSE Group, B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, Özgür Alkan

Ülkemizde ve dünyada artan aşı karşıtlığı günümüzde ciddi bir probleme dönüşmek üzeredir. Ebeveynlerin bireysel olarak gördüğü bu hareket, toplumsal kayıplara sebep olabilecek boyuta gelebilir ve uzun yıllardır kontrol altına alınmış hastalıklar ile tekrar karşı karşıya kalabiliriz.

 

Türkiye göç alan bir ülke olduğundan dolayı yeni hastalıklar ve salgınlara çok açık bir yer haline gelmiştir. Bu durumda en etkili yöntemlerden birinin aşılama olduğunu göz ardı edilmemelidir. Özellikle Suriye, Afganistan ve Pakistan gibi ülkelerden gelen göçmenlerin aşılamalarının ne durumda olduğu veya bölgesel olarak ne tür hastalılar getirdikleri konusunda net bilgilere sahip değiliz. Bu durumda kendimizi ve çocuklarımızı büyük bir riske atıyoruz. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2018 yılında kızamıktan dolayı 142 bin kişi hayatını kaybetmiş ve ölenlerin çoğunun aşılanmayan 5 yaş altı çocuklar olduğunu görülmüştür. Bu yüzden aşılama ve giderek daha fazla tehlike arz eden kızamık hastalığı gündemimiz olmalıdır.

Kızamık nedir?

Kızamık, virüsün neden olduğu bir çocukluk çağı döküntülü hastalığıdır. Genellikle kış sonu, ilkbahar başlarında artan kızamık hastalığı küçük çocuklarda yaygın olmakla birlikte, aşılama yapılmayan veya daha önce kızamık hastalığını geçirmemiş yetişkinlerde degörülebilir.

 

Kızamık nasıl bulaşır?

Kızamık, solunum sisteminin viral bir enfeksiyondur ve çok bulaşıcı bir hastalıktır. Kızamık, enfekte olmuş mukus ve tükürük ile temas yoluyla yayılabilir ve çok bulaşıcıdır. Hasta kişi öksürme ve hapşırma yoluyla virüsleri etrafa saçar, virüsler havada ve yüzeylerde birkaç saate kadar yaşayabilir.

 

Kızamığın belirtileri?

İlk belirtiler ateş, halsizlik, öksürme, burun akıntısı, gözlerde ağrı, kızarma ve kendini iyi hissetmeme gibi olarak sıralanabilir. Bir kaç gün sonra ciltte makülopapüler lekeler oluşur. Bu lekeler yüzde başlar, vücudun alt kısımlarına doğru yayılır ve 4-7 gün kadar sürer. Kızamık geçiren kimselerin üçte birinde ek şikayetlerde görülür. Şikayetler arasında kulak iltihabı, ishal ve zatürre sayılabilir ve bu şikayetlere sahip kişilerin hastanede tedavi görmeleri gerekebilir.

 

Kızamık tedavisi nasıldır?

  • Kızamığın, bağışıklık sisteminin zayıflatacağından dolayı başka hastalıkların nüks etmemesi ve diğer insanlara bulaşmaması için hasta 10 güne kadar izole edilebilir.
  • Ateş düşünceye kadar yatak istirahati gerekir.
  • Şikayetlere yönelik tedaviler uygulanabilir. Ağrı kesici, ateş düşürücü, ilaçlar ve öksürük şurupları kullanılabilir.

 

Kızamıktan nasıl korunuruz?

Kızamıktan korunmanın tek yolu aşılamadır. Ülkemizde ilk Doz aşılama 12. Ayda ve ikinci Doz aşılama 1. Sınıfta çağında ücretsiz olarak yapılmaktadır.

 

Kızamık vakalarının son yıllardaki durumu nedir?

Özellikle son üç yılda kızamık vakalarında bir artış olduğu gözlemlenmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de 2016’da sadece 9 kızamık vakası gerçekleşirken, 2017 bu sayı 84’e, 2018’de ise 716’ya ulaşmıştır. Bu bağlamda birçok uzman, aşı reddinin popülerleşmesi ile kızamık vakalarının artması arasında bir paralellik olduğunu dile getirmektedir.

 

Ülkemizde aşı karşıtlığı durumu nedir?

Ülkemizde pek çok sebepten dolayı aşı karşıtlığı yükseliştedir. Türk Tabipler Birliğinin açıklamasına göre 2010 yılında 183 aile aşı yaptırmamışken, bu sayı 2016 yılında 11.000 ve 2017 yılında 23.000 ‘e yükselmiştir

 

Ülkemizdeki aşı karşıtlığının sebepleri nelerdir?

Ülkemizde aşı karşıtlığının oluşmasını sağlayan, doğru bilinen yanlış inanışlara sahibiz. Bu yanlış inanışlardan birkaçı;

  • Çocuklara toplamda 11 aşı yapılmaktadır. Aileler çok fazla aşı yapıldığı ve bu kadar fazla aşıyı çocukların bağışıklık sisteminin kaldırmayacağını düşünebilmektedirler. Fakat aşılar belli bakteri ve virüslerin değişime uğratılıp hastalığa yol açmayacak şekilde enjekte edilmesini sağlamaktadır. Vücudu hastalıkla savaşmak için hazırlamaktadır.
  • Aşılananların da hasta olduğuna dahil genel bir kanı vardır. Hiçbir aşı yüzde 100 koruma sağlamaz fakat Dünya Sağlık Örgütü, çocuklara yapılan aşıların etki oranının yüzde 85-95 olduğunu söylemektedir. Aşı olmayanların hastalanma oranı, olanlara göre katbekat fazladır.
  • Yanlış kanılardan biri de bazı hastalıkların ülkemizde tamamen yok olduğu ve bu nedenle aşılamaya gerek kalmadığıdır. Bazı hastalıkların ülkemizde bitme noktasına gelmiş olması bu hastalıkların dünya çapında kontrol altına alındığı anlamına gelmemektedir. Ülkemize gelen göçmenler sebebiyle yeni salgınlarla karşı karşıya kalabiliriz. Yetersiz aşılama bu salgınları çok daha dramatik hale getirebilir. Bu salgınlarla karşı en etkili korunma yolu aşılamadır.

 

 

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.