İŞ KAZALARI ÖNLENEBİLİR Mİ?

Farklı kurumların iş güvenliği verilerini değerlendirerek karşılaştıran Herbert William Heinrich, her bir major yaralanmadan önce 29 minor yaralanma ve 300 ramak kala olay meydana geldiğini ileri sürmüş ve Heinrich Piramit Teorisi’ni ortaya koymuştur. 

Yaralanma ya da maddi zarar ile sonuçlanmayan olayları da araştırıp, temel sebeplerini tespit ederek meydana gelebilecek yaralanmalı kazaları ve can kayıplarını da önleyebiliriz. Örneğin, “ıslak zeminde kaydım, az kalsın düşüyordum.” cümlesi, basit bir durumdan ziyade, gelecekte meydana gelebilecek kırık bir ayağın ya da kafa travması sonucu can kaybının habercisi olabilir. Piramidin de gösterdiği gibi, ramak kala olaylar ve raporları, çoğu major kaza için ‘uyarıcı işaretler’ niteliğindedir. Çalışanların bu olayları fark ederek raporlaması, iş güvenliğini arttırmak için proaktif yaklaşımlar sağlar.

Domino Teorisi de geliştiren Heinrich’e göre, kazaların oluşmasında % 88 oranında kişilerin güvensiz davranışlarının, % 10 oranında güvensiz ortamın ve % 2 oranında kaçınılmaz sebeplerin etkisi vardır. Bu teoriye göre meydana gelen kazalar % 98 oranında önlenebilir.

Kazaya ve olaya katkıda bulunan faktörlerin altında çeşitli kök nedenler vardır. Sadece etkili bir araştırma ile bir kazanın ya da olayın kök nedenleri belirlenebilir. Örneğin İşviçre Peynir Modeli’ne göre; bir kazanın meydana gelmesi için; organizasyonel faktörlerin, güvensiz yönetimin, güvensiz davranışa imkan oluşturan ortamın ve güvensiz davranışın arka arkaya sıralanması gerekiyor. Bu aşamalara temelinden müdahale etmek ise kurguyu bozarak kaza olmasını önleyebiliyor.

Kazaları ve olayları araştırmanın en önemli sebepleri şunlardır;

  • Kazanın veya olayın temel sebebini belirleyerek, daha fazla kazanın ve olayın meydana gelmesini engellemek,
  • Daha güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak,
  • Çalışanların moralini yükseltmek,
  • Yasal yükümlülükleri yerine getirmek,
  • İş kayıplarından dolayı meydana gelen ticari kayıpları önlemek, tedavi ve teminat maliyetlerini azaltmak.

Kazaların ve olayların önlenebilmesi için en büyük katkıyı sağlayabilecek olan işverenler açısından, her zaman önlemenin ödemekten daha ucuz olduğu bilinmektedir. Düşük maliyetli bir güvenlik ağı ile, yüksekten düşen bir çalışanın hayatını kurtarmak ya da uygun ofis ortamı sağlayarak oluşabilecek bel ve omur rahatsızlıklarını ortadan kaldırmak, bunların yapılmadığı durumda oluşabilecek hem maddi ve manevi tazminatları, hem de ahlaki ve vicdani yükümlülükleri minimuma indirgeyecektir.

Hürriyet İK’daki köşe yazısı için tıklayın.