Döktaş, İş Sağlığı ve Güvenliği Sorumlusu,  Onur Şahin ile Sektörel Röportaj

Döktaş Dökümcülük Orhangazi Tesisleri, İş Sağlığı ve Güvenliği Sorumlusu,  Onur Şahin ile Sektörel Röportaj:

Döküm sektöründe lider firmalardan biri olan Döktaş, başarısını İSG alanında da Avrupa’da kanıtlamakta kararlı!

Otomotiv, ağır ticari araçlar, iş ve tarım makinaları ve makine imalatı sektörüne pik, sfero ve alüminyum döküm parça imal eden Döktaş, ülkemizin sektöründe lider kuruluşlarından biri. 1973 yılında temelleri atılan Orhangazi tesisi, Türkiye’nin halihazırda en büyük demir döküm tesisi. Döktaş Dökümcülük

Orhangazi Tesisleri İş Sağlığı ve Güvenliği Sorumlusu Onur Şahin ile şirketin hedeflerini ve iş sağlığı ve güvenliği alanındaki uygulamalarını konuştuk.

 

 

SM Türkiye: İmalat ve ihracat açısından ülkemizde ve dünyada önemli bir konuma sahip olan Döktaş’ı bize anlatır mısınız?

Onur Şahin: Koç Holding tarafından 1973 yılında kurulan şirketimiz, Aralık 2006 yılında Finlandiya Merkezli Componenta Corporation’a satılmış, 29 Eylül 2017 itibariyle şirket hisseleri özel amaçlı kurulan Döktaş Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş ‘ye devredilmiş, 29 Haziran 2018 tarihinde ise şirketin Çelik Holding bünyesine katılımı gerçekleşmiştir. Şirketimizin hisseleri 1986 yılından beri borsa istanbul’da işlem görmektedir. Toplam 2 bin 500 personeli ile Orhangazi Demir Döküm Tesisleri ve Manisa Alüminyum Tesisleri ile ülkemiz sanayinin önemli kuruluşlarındandır.

 

SM Türkiye: İlk 500 şirket sıralamasında 160. sırada yer alıyor Döktaş. İhracatınız ile ilgili bilgiler verebilir misiniz?

Onur Şahin: Doğrudur. Döktaş, demir ve alüminyum kapasitesi bakımından Türkiye’de birinci sıradadır. 2015 yılında 258 milyon Euro, 2016 yılında 222 milyon Euro ciro gerçekleştirdik. Bursa’da ihracat hacmi açısından birinci sırada olan şirketimiz Manisa’da istihdam yaratma açısından altıncı sıradadır. 2016 yılı rakamları ile üretimimizin içinde ihracatın payı yüzde 80’e ulaşmıştı. Orhangazi Demir Döküm Tesisleri Avrupa ülkelerinin yanısıra Japonya,Arjantin, Brezilya, ABD gibi ülkelere ve Manisa Tesisleri ise tüm anılan bu ülkelerin yanısıra Rusya ‘ya da üretmiş olduğu ürünleri ihraç etmekte. Orhangazi Tesisleri Gri, Sfero ve Vermiküler dökme demirin her kalite ürününü üretirken bunların yüzde 23’ünü işlemeli olarak satmaktadır.

 

SM Türkiye: Döktaş’ın sektördeki misyonu nedir?

Onur Şahin: Misyonumuz; dökme demir, hafif alaşımlı alüminyum döküm ve jant tedarikçisi olarak tercih edilen, güvenilir ve lider firma olma konumumuzu korumak ve güçlendirmektir. Bunun yanı sıra döküm sanayinde dünya ölçeğinde yenilikçi, çözüm ve fırsatlar yaratan güvenilir bir iş ortağı olmak da misyonumuzdur.

 

SM Türkiye: Döktaş aynı zamanda 2017 yılında ARGE Merkezi ünvanını da aldı. Bunu küresel anlamda tehdit içerisinde olan döküm sektörü adına nasıl değerlendiriyorsunuz?

Onur Şahin: ABD, Almanya, Fransa, İtalya gibi pek çok Avrupa ülkeleri , Çin, Hindistan ve İran gibi ülkelerin tehtidi altındaki döküm sektörümüzün, ülkemizdeki ve Dünya pazarlarındaki kurucu oyuncu konumundaki şirketimiz Döktaş Dökümcülük Tic. Ve San. A.Ş.’nin Orhangazi ve Manisa Tesislerine 11 Eylül 2017 tarihinde 5746 Sayılı Kanuna Göre Ar-Ge Merkezi Belgesi verilmiştir. Nisan 2017 itibariyle Şirketimizin Orhangazi ve Manisa Tesislerinde aynı anda başlatılan çalışmalar meyvesini vermiş ve aynı gün iki Ar-Ge Merkezi Belgesi alınarak sonuçlandırılmıştır. Yüksek teknolojinin kullanıldığı ABD ve Avrupa ülkelerindeki döküm fabrikaları bir yanda, ucuz işgücü ve her türlü çevre ve iş sağlığı uygunsuzluklarının Avrupa ülkelerine kıyasla daha geride olduğu Çin, Hindistan ve İran gibi ülkelerin dökümhaneleri diğer yanda olmak üzere, yaşam mücadelesi veren döküm sektörümüzün Türkiye ve Dünyadaki kurucu oyuncu konumunda olan şirketimiz bu belgeler ile, 1995 yılından beri yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarına bundan sonra, daha kurumsal ve T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteği ve kontrolünde yapmaya devam edecektir. 2018/Q1 itibarıyla toplam cirodan aldığı %25 pay ile otomotiv sektörü Şirket’in müşteri segmentleri arasında önemli bir yere sahiptir. Döktaş, sahip olduğu geniş demir ve alüminyum döküm parça portföyü ile binek araç ve hafif ticari araç üreticilerine hizmet vermektedir. İnşaat ve maden segmentinde yer alan müşteriler arasında iş makinaları, kepçe, vinç, kazı makineleri ve damper üreticileri bulunmaktadır.

 

SM Türkiye: Tesislerinizde üretilen parçalar nerelerde kullanılmakta?

Onur Şahin: Üretilen parçalar temel olarak motor sistemleri, güç aktarım üniteleri ve tahrik ve şasi gruplarında kullanılmaktadır. Şirket’in bu alandaki müşterileri arasında Caterpillar, JCB, Volvo Construction Equipment (VCE) ve Carraro Drive Tech gibi firmalar yer almaktadır. Tarım sektöründe yer alan traktör, orman makinaları, kombine biçiciler gibi tarım ekipmanları üreticilerine döküm aksamı üretilmektedir. Üretilen parçalar motor, güç aktarım sistemleri ve şasilerde kullanılmaktadır. TTF, Case New Holland, Tümosan, AGCO Grup, Claas, Valtra Gima, Raba Axle ve Alçelik, bu sektördeki müşterilerden bazıları. Ağır ticari araç endüstrisi için şasi, motor, aks, aktarma organları ve frenlerde kullanılan montaja hazır parçalar üretilmektedir. Döktaş, bu alandaki müşterilerine üretim tasarımı ve imalat, yüzey işlemi, boya ve yarı-montaj süreçlerinde hizmet vermektedir. Ağır ticari araç sektöründeki müşteriler arasında Iveco, Ford Otosan, Daimler, MAN, Scania, Volvo ve Mercedes Benz Türk gibi markalar yer almaktadır.

 

SM Türkiye: En önemli gücünüz olarak insan kaynağınızı görüyorsunuz. İnsan Kaynakları politikanız hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Onur Şahin: Şirketimizde insan kaynakları politikası kapsamında personel alımına ve terfi mekanizmasına ilişkin kriterler yazılı olarak belirlenmiştir. İnsan Kaynakları süreci olarak amacımız; Doğru işe doğru insan, eşit işe eşit ücret, başarıya bağlı liyâkat, herkes için eşit fırsat ilkelerine bağlı kalarak iş gücümüzün yetkinliklerini sürekli geliştirmek ve global rekabet ortamında kalıcı üstünlüğümüzü korumaktır. Döküm konusunda uzmanlaşmış mühendislerimiz müşterilerimize kaliteli döküm parçalar ve zamanında teslimat için çaba sarfederler. Türkiye’de Döküm sektöründe çalışmak isteyen bir mühendisin mutlaka tecrübe etmek istediği bir işletme olduğumuzda sektörümüz tarafından kabul edilmiş bir olgudur.

 

SM Türkiye: İş Sağlığı ve Güvenliği alanındaki uygulamalarınız, yenilikler hakkında bilgi verebilir misiniz? Örneğin pek çok şirketin yeni kurmaya başladığı İBYS sistemini siz 2 yıl önce kurdunuz.

Onur Şahin: İSG Birimimiz; 1 A sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, 3 B sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, 2 C sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, 1 İş Güvenliği Teknisyeni, 2 İş Güvenliği Personeli, 2 İşyeri Hekimi ve 4 Sağlık Memurundan oluşan enerjik bir yapıya sahip. Benim şirketteki 16. yılım. Üretim, bakım, yatırım alanlarında çalıştıktan sonra 2016 yılından itibaren İSG Birim Yöneticiliğini yürütmekteyim. Öncelikle 2008 yılından beri OHSAS 18001 ve ISO 14001 belgelerine sahip olduğumuzu ve bu yıl ISO 45001’e geçiş yaptığımızı belirtmek isterim. Tesisimiz çok tehlikeli sınıfta olup prosesinde bir çok iş sağlığı ve güvenliğini riskini barındırmaktadır. Yüksek riskli alanlardan başlamak üzere kurulmuş bir risk değerlendirme ve tehlikeleri hiyerarşik düzende yönetme sistemimiz mevcut olup elektronik ortamda kullandığımız bazı araçlar ile risklerimizi etkin bir biçimde yönetmeyi sürdürüyoruz. Kazaları meydana getiren unsurlardan olan güvensiz durumlar ya da uygunsuzlukların tespiti ve düzeltilmesi herkesin ortak katılımı ile yönetilmektedir. İş Sağlığı ve Güvenliği çalışanlarının rutin gözetimleri dışında yöneticiler ve direktörlerimizin periyodik olarak yaptığı emniyet çapraz turlar ile hem işletme körlüğünü yıkmak hem de sahada çalışanlarımıza görünür liderlik etmek amacını güdüyoruz.

ISO 45001’in de belirttiği gibi İSG faliyetlerine karar alma yetkisi olmayan çalışanların katılımının çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu anlamda onları çeşitli araçlar ile İSG faliyetlerine ortak edip aktif rol almalarını sağlıyoruz. Bu araçlardan bazıları risk bildirim kartı uygulaması, öneri sistemi, KKD deneme görüş bildirme uygulaması, PSK (Pazartesi sabah konuşması) uygulamalarıdır.Mevzuatımızın istediği tüm şartları bir adım ileri taşıyarak sağlamak şirketimizin ana prensiplerinden birisidir. Bu anlamda yasalar kapsamındaki uygulamalar hiç bir engele (maliyet, zaman vb.) takılmadan uygulamaya alınır ve sürekliliği sağlanmak üzere sistem oluşturulur. Örneğin Bir çok şirketin yeni yeni kurmaya başladığı İBYS sistemini biz yaklaşık 2 yıl önce hayata geçirdik ve etkin şekilde kullanıyoruz. Bunun yanında yasal olarak her yıl yapılması gereken testleri biz 3 veya 6 ayda bir yaparak sapmalara daha kısa sürede önlem alıyoruz.

 

SM Türkiye: Döktaş olarak üretim ve ihracattaki başarınızı Avrupa’da İSG alanında da kanıtlamak istiyorsunuz. Peki sizce İSG sektörünün ülkemiz ve dünyadaki durumu, gelişimi ne yönde?

Onur Şahin: Ülke olarak İSG konusunda maalesef dünyada alt sıralarda olduğumuz kesin. Ancak bu uzun bir yol. İSG anlayışı çocuk yaşlarda aileden başlaması gereken bir süreç olmalıdır. Son yıllarda ki gelişmeler ile çocuklarımızın bu yolda olduğunu aile ve okullarımızda yavaş yavaş bu konuda eğitimler verildiğini duyuyor görüyoruz. Bir taraftan da şirketlerimiz, üniversiteler ve İSG sektörü çalışanları tarafından yürütülen faaliyetler ile Avrupa ülkelerinin seviyesini yakalayacağımıza inanıyoruz. En azından biz (DÖKTAŞ) Avrupa’da sayılı dökümhaneler arasında olduğumuz gibi Döküm İSG alanında da Avrupa’da ki yerimizi almak istiyoruz. İSG sadece çalışanları salonlara doldurup belli kalıplardaki eğitimleri slaytlar ile onlara vererek veya denetim yapıp cezalar keserek halledilebilecek bir konu değildir. Olamaz da. İSG konusu endüstride ayı bir olgu olarak görülmemeli. Aksine üretimin destekçisi, bakım sürecinin destekçisidir. Yani bir şirkette İSG kötü yönetiliyorsa muhtemelen bakım da kötü yönetliyordur, kalite kazaları da yaşanıyordur. İSG liderliğinde yapılan her faaliyet dönüp dolaşıp şirketin verimliliğine ve süreçlerinin iyileşmesine yardımcı olacaktır. Bizim dökümhanemizde İSG’nin bu yönde görünür katkılar sağladığı projeler ile iyileşmeler rakamlarımıza da yansımıştır.

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.