Birleşmiş Milletler İklim Konferansı (COP24) Kömürün Merkezinde başladı!

2 Aralık tarihinde Polonya Çevre Bakanı Michał Kurtyka’nın Fiji Başbakanı Frank Bainimarama’dan zirve başkanlığını devralmasıyla resmi açılışı yapılan COP24, dünyadaki siyasi gerginliğe rağmen ülkelerin yüksek katılım oranıyla Katowice’te başladı.

Katowice, Silesia bölgesinin merkezinde 90 bin kişiye istihdam sağlayan bir kömür cenneti olarak bilinmekte. Bu sayı o kadar büyük ki tüm Avrupa’nın kömür işçi sayısının yarısını kendi bünyesinde barındırma. Durum böyleyken, İklim Konferansı’nın ev sahipliği yapıyor olması da oldukça ironik ve soru işaretlerine gebe. Polonya Dışişleri Bakanlığın’da analist olarak görevine devam eden Marek Wąsiński CNN’e verdiği röportajda şöyle diyor: Diğer Avrupa Birliği ülkeleri gibi Polonya’da kömürden uzaklaşıyor. Bu bir devrim değil, enerji sektöründe yavaş gerçekleşen bir evrim.” Ancak bu evrim çevre duyarlıları tarafından yeterince hızlı bulunmuyor.

Zirve, iklim değişikliği konularında ciddi gelişmelerin hemen sonrasında başladı. COP24 öncesi Arjantin’de gerçekleşen G20 zirvesinin sonuç bildirgesinde uluslararası işbirliklerinin iklim değişikliğine karşı alınacak önlemler için önemi vurgulanırken, Trump’ın karşı çıkmalarına rağmen ABD’nin Paris İklim Anlaşması’nın aynen uygulamasına ve Dünya Ticaret Örgütü’nün revize edilmesi konuları üzerinde duruldu. G20’de yaşanan bu gelişmelere ek olarak, COP24 öncesinde Fransa ve Çin Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği (BMGS) ile yaptıkları basın açıklamasında “iklim değişikliğini önlemek, çevreyi korumak, eşitsizlikleri ve yoksulluğu azaltmak için birlikte çalışmaya devam edeceklerini” ilan etti. Bültenin içeriğinde Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) yayımladığı 1,5°C Küresel Isınma Özel Raporu geniş yer kapladı.

COP 24 zirvesinin bitimiyle sonuçlanması umulan iki konu bulunmakta: ilki Paris Antlaşması’nın uygulanabilmesi için takip edilecek Kural Kitabı’nın kabulü ve Talanoa Diyaloğu” ve “1,5°C Küresel Isınma” raporunu merkeze alacak iklim değişikliği ile mücadele çalışmalarının hızlandığını ortaya koyan bir beyanın hazırlanması.

Peki Türkiye bu zirvenin neresinde yer alıyor? Türkiye halihazırda iklim finansmanı ve emisyon azaltımına daha fazla katkı vermesi beklenen gelişmiş ülkelerin yer aldığı Ek-1 ülke listesinden ayrılmak istiyordu. Ancak bu konu için müzakere gündemine giremedi ve gayri resmi istişarelerin sürdürüleceği Doç. Dr. Semra Cerit’in sosyal medy hesabından belirtildi. Türkiye, UNFCCC (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi) kapsamında gelişmiş ülke listesinde ve bu listede olan gelişmiş ya da geçiş ekonomisi olmayan tek ülke. Ek-1 ülke listesinde yer aldığı için GCF (Green Climate Fund) ve CDM (Clean Development Mechanism) desteklerinden faydalanamıyor. Ve yine bu kapsamda dünya sera gazı salınımının üçte birine kaynak olan Çin ise gelişmekte olan ülkeler arasında bulunuyor.

Zirvenin resmi web sitesinde şu bilgiler paylaşılıyor:

  • Yaklaşık 30.000 katılımcının bulanacağı zirvedeki konuklar 500 gönüllü tarafından desteklenecek.
  • Katılımcılar, 8 adet konferans alanı, genel toplantı salonları, basın toplantı odaları, toplantı odaları ve ofisler, bilgisayar merkezleri, çalışmak ve dinlenmek için yerler gibi yüzlerce diğer odaya sahip olacaklar. Bu nedenle, “şehirdeki şehir” tanımı kullanılmakta.
  • Yaklaşık 2000 kişi konferans alanının inşaatı ve düzenlemesi üzerinde çalıştı.
  • COP24, 55.000 ton CO2’lik bir karbon ayak izi üretecektir. Bu emisyonu dengelemek için, Orman Bakanlığı ek olarak 6 milyondan fazla ağaç dikecek (yani New York City’deki Central Park’taki iki katı kadar).
  • Kayıtlı tüm katılımcıların Katowice ve Silesian Bölgesi’nde ücretsiz toplu taşıma araçlarını kullanmalarına imkan sağlandı.