Çayeli Bakır İşletmeleri, İSG Çevre ve Güvenlik Müdürü Hamit Özen ile Sektörel Röportaj;

Çayeli Bakır İşletmeleri, İSG Çevre ve Güvenlik Müdürü Hamit Özen ile Sektörel Röportaj;

İşletmelerin asıl hedefi, çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliğini temel bir değer olarak sahiplenmeleri için “Akıldan Kalbe” olan yolculuklarında onlara kılavuzluk etmek olmalıdır. Kanaatimce yöneticilerin temel hedefi, iş sağlığı ve güvenliği alanında işletmelerinin “İtibarını” arttırmak, çalışanlar ve dış paydaşlarla ilişkilerini güçlü tutmak, “takım” çalışmasını teşvik ederek “sıfır zarar” hedefine ulaştırmak olmalıdır.

 

SM Türkiye: Firmanızın faaliyet amacından ve projenizden bahseder misiniz?

Hamit Özen: Çayeli Bakır İşletmeleri AŞ (Çayeli Bakır), Türkiye’nin Karadeniz kıyısında Çayeli ilçesinin yaklaşık 7 kilometre içerisinde, Madenli Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Çayeli Bakır, 20 yılı aşkın bir süredir yeraltından bakır ve çinko konsantreleri üretmektedir ve bu konsantreler tüm dünyadaki müşterilerimize pazarlanmakta ve sevkiyatları yapılmaktadır. Ürettiğimiz konsantrelerin büyük bir kısmı, elektrikli ve elektronik ürün tüketicileri tarafından alınmaktadır. Madencilik sektörünün saygınlığını artırma gayemize ortak olan bütün paydaşlarla uygulamalarımızı paylaşmak konusunda oldukça istekliyiz.

 

SM Türkiye: Firmanızın misyonu nedir? Bu doğrultuda yapmış olduğunuz çalışmalar nelerdir?

Hamit Özen: Misyonumuz; emniyetli, verimli ve sürdürülebilir şekilde bakır ve çinko konsantresi üretmek ve rezervlerimizi artırmak. Bu doğrultuda hayat kurtaran kurallar, sıfır deşarj politikası ve sosyal sorumluluk projeleri kapsamında misyonumuza uygun olarak üretim faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz. Üretimimizin bütün aşamalarında “Asıl Cevherimiz Çalışanlarımız” anlayış ile hareket etmekteyiz.

 

SM Türkiye: Üretim kapasiteniz, çalışan sayınız var ise ihracat ile ilgili bilgiler paylaşır mısınız?

Hamit Özen: Çayeli Bakır bünyesinde 464 kişi çalışmaktadır Yüklenici çalışanlar ile beraber bu sayı 700’e ulaşmaktadır. Yıllık yaklaşık bir milyon ton tüvenan cevher ve yaklaşık 100 bin ton bakır ve çinko konsantresi üretmekteyiz. Çayeli Bakır 2017 yılında 100,1 Milyon ABD Doları ile 2017 yılı Madencilik/Enerji Sektörü Sıralaması- 5. (Beşinci) sırada yer almış, 2018 yılında ise 88,4 Milyon ABD Doları ihracat yapmıştır. Bu yıllarda madencilik sektöründe en fazla ihracat yapan firma sıralamasında sırasıyla 5. ve 6. olmuştur.

 

SM Türkiye: Mevcut ülkeler ve hedeflenen pazarlar nelerdir?

Hamit Özen: Satışlarımızın %30’u spottur ve Çin, Güney Kore ve Rusya’ya yapılmaktadır. Satışlarımızın %70’lik bir kısmı ise uzun dönem kontratlı satışlardır ve Hindistan, İspanya, Bulgaristan, İtalya, Belçika, İsveç, Finlandiya ve Almanya gibi ülkelere yapılmaktadır.

 

SM Türkiye: Çalışan profiliniz hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz?

Hamit Özen: Yerel istihdam politikası uyguluyoruz. Başka bir ifadeyle, herhangi bir iş imkanı olduğunda önceliği yöremizdeki insanlara veriyoruz. Ancak aradığımız nitelikte aday bulamamamız durumunda yöremiz dışından istihdam yapabiliyoruz. Teknik ve idari çalışan sayımız 145 ve sendikalı çalışan sayımız ise 319’dur. Sendikalı çalışanlarımızın yaklaşık %90’ı Çayeli ve çevresinden istihdam edilmektedir.

SM Türkiye: Firmanızın İSG alanında yapmış olduğu çalışmalar ve yenilikler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Hamit Özen: İş güvenliği ve sağlığı bizim açımızdan bir öncelik değil temel bir değerdir. Çayeli Bakır olarak, bütün çalışanlarına ve müteahhit firmaların çalışanlarına, emniyetli ve sağlıklı bir çalışma ortamı taahhüt ediyoruz, “Tehlikeli İşi Reddetme Yükümlülüğü” politikasıyla çalışanlarına ve müteahhit firma çalışanlarına, tehlikeli olduğunu düşündükleri herhangi bir işi yapmayı, üretimi durduracak olsa bile reddetmelerini bir yükümlülük olarak uyguluyoruz.

Çok tehlikeli iş kolunda yer alan işletmemizde risklerimizi göz önünde bulundurarak ciddiyeti yüksek işler sınıflandırması yapmış ve buna bağlı olarak da “Hayat Kurtaran Kuralları” sahamızda uygulamaya başlattık.

Yaptığımız faaliyetlerle ilgili riskleri en düşük seviyeye düşürmek için yönetim sistemleri ve politikalar geliştirmenin yanı sıra, bu politikaları uyguluyor ve denetliyoruz.

Avrupa Birliği’nin ‘Madencilik Atıklarının Yönetimi En İyi Teknikler’ kılavuzunda tanımlanan tahkimat (macun dolgu) tekniğini 1999 yılında Türkiye’de ilk olarak uygulamaya başlayan Çayeli Bakır İşletmeleri, 2008 yılında TMMOB tarafından ‘Madencilikte Üstün Başarı Uygulama Ödülü’ne layık görülmüştür. Acil durum yönetimi kapsamında Türkiye’de ilk kez Türkiye Madenciler Derneği  tarafından 2019’un Eylül ayında yapılan Maden Kurtarma Yarışması’nda en iyi takım olmuştur.

 

SM Türkiye: İSG sektörünün ülkemizdeki ve dünyadaki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hamit Özen: İSG’nin dünyadaki gelişimi, sanayileşmesini tamamlamış ülkeler ile halen sanayileşmekte olan ülkelerde farklı aşamalarda bulunmaktadır. Sanayileşmiş ülkelerde iş sağlığı ve güvenliği kültürü oturmuşken sanayileşmekte olan ülkelerde gelişim devam etmektedir. Ülkemizde özellikle madencilik sektöründe yabancı sermayenin giriş yapması ile beraber iş sağlığı ve güvenliği ile çevre konularında ciddi bir ilerleme gözlenmiştir. Madencilik sektöründe gelişmiş ülkelerin maden firmaları beraberinde iş güvenliği kültürünü taşımışlardır. Sektörümüzün yabancı yatırımlardan edindiği en büyük kazanımın bu olduğunu düşünüyorum.

Ülkemizdeki madencilik sektörüne bakışın iyileştirilmesi alanında gelişim fırsatı vardır. Madencilik ve madenci denince akla ilk olarak yüzü gözü kömür karası maden işçisi görüntüsü gelmektedir. Biz bunu doğru bulmuyoruz. Hem sektörümüz, hem sektör çalışanları daha iyisini hak ediyor.

Günlük hayatımızın her alanda kullandığımız cihaz, ekipman, malzeme, binalar dahil her alanda kullanılan madenleri üreten sektör ve çalışanları daha pozitif bir algı ile temsil edilmeli. Bu nedenle Çayeli Bakır olarak çalışanlarımızın itibarını yüksek tutan, daha pozitif bir bakış açısıyla temsil etmeye çalışıyoruz. İSG kültürünün bütün çalışanlar tarafından benimsenmesi bakımından üst yönetimin tavrı büyük önem taşıyor. Firmanın en üst yöneticileri ve müdürleri iş güvenliğini ne kadar önemsiyorsa, çalışanlar da aynı ölçüde benimseyecektir.

Üst yönetimin İSG kültürünü benimsemesi ve uygulaması, çalışanlara örnek teşkil etmektedir. Bu nedenle üst yönetimin taahhüt ve sahiplenmesi, İSG kültürü bakımından hayati önemdedir.

6331 sayılı yasanın çıkması ile beraber ülkemizde iş sağlığı güvenliği alanında kayda değer bir sıçrama sağlanmıştır. İnanıyorum ki işletmelerin yöneticileri veya sahipleri, İSG bakımından önemli bir kılavuz olan bu mevzuatı kendilerine referans alarak işletmelerini daha iyiye taşıyabilirler. Ülkemizde İSG’nin gelişmesi yeni mevzuatın epey katkı sağlayacağına inanıyorum.

 

SM Türkiye: Firmanızın sektördeki konumunu nasıl tanımlıyorsunuz? Sektörünüz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Hamit Özen: Madencilik sektörü tarih boyunca insan hayatında vazgeçilmez bir yer tutmuş ve toplumların mevcut teknoloji ve refah düzeyine ulaşmalarında en etkin rollerden birini oynamıştır. Madencilik, özellikle tarım ile birlikte toplumların hammadde ihtiyaçlarını sağlayan iki temel üretim alanından birisi olagelmiştir.

Dünya maden üretiminde rol oynayan ülkelerin başında ABD, Çin, Güney Afrika, Kanada, Avustralya ve Rusya gelmektedir. Ülkemiz maden üretimi bakımından üst sıralarda yer almasa bile, maden çeşitliliği bakımından son derece zengindir. Bakır madenciliği bakımından Türkiye’deki rezervlerin ölçeği orta ve küçük olarak nitelememiz mümkün. Çayeli Bakır’ın rezerv büyüklüğünü orta ölçekte değerlendirmek mümkün.

Çayeli Bakır olarak uzunca bir dönem ülkemizdeki toplam bakır üretiminin yaklaşık dörtte birini ürettik. Üretim miktarı bizim açımızdan elbette büyük önem taşıyor, ancak nasıl ürettiğimiz de aynı ölçüde anlamlı bizim için. Doğaya duyarlı, yakın toplum kesimlerine saygılı ve çalışanın güvenliği ve refahını gözeterek üretim yapmak bizim açımızdan büyük önem arz ediyor.

Bu yöndeki performansımızı üyesi olduğumuz Kanada Madenciler Derneği ölçüyor. 2004 yılından beri üyesi olduğumuz Kanada Madenciler Derneği 2013 yılında “Kriz Yönetimi” ve “Toplumla İlişkiler” kategorilerinde en üst seviye olan AAA derecesiyle bu kuruluşça ödüllendirilmiştir. Bu bizi çok mutlu etti. Aynı kuruluş 2015’te Çayeli Bakır’a, Kurumsal Sosyal Sorumluluk alanında liderlik ödülü verdi. Bu ödül, ilk kez Kanada dışında başka bir ülkeye verilmiş oldu.

 

SM Türkiye: 2019 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz? 2020 yılı ve geleceğe dönük beklentileriniz nelerdir?

Hamit Özen: 2019 yılı bizim için zorlukların olduğu ancak bu zorlukların üstesinden birbirimize inanarak, destek olup planladığımız üretimi gerçekleştirdiğimiz ve her şeyden önemlisi “hedeflenen üretim gerçekleşirken kayıp zamanlı kaza” olmadan tamamladığımız bir yıl oldu. 2020’de de hedefimiz kayıp zamanlı ve yaralanmalı kaza olmadan yılı güvenli bir şekilde tamamlamak,  çalışanlarımızı her vardiyanın sonunda “mutlu ve gülen yüzleri” ile ailelerine gönderebilmektir.

Sıfır zararın olduğu bir çalışma ortamı dileğiyle.

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.