Çalışma hayatında engelsiz yaşam

Doğa HSE Group, Proje İSG Müdürü, Kenan Aldemir

İleride de şimdiki gibi yerinde olacağını varsayarız. Hayalini kurduğumuz arabayı kullanırken bir uzvumuzun eksik olmasını ya da yıllarca emek verdiğimiz kariyer hedefine ulaştığımızda sağlık sorunlarıyla boğuşmayı düşünmek anın büyüsünü bozabilir. Sadece hayallerimiz için de değil; uzun vadeli bir kredi aldığımızda da sağlığımızın yerinde olacağını, işgücümüzün şimdiki gibi verimli olacağını düşünüyoruz, ya olmazsa? Bankalar bu ihtimali de düşünüp sağlık sigortası yapıyorlar. Sistemleri içinde binlerce müşteriden bizler sadece bir tanesi olmamıza rağmen devamlılığın sağlanması için birçok varyasyonu göz önünde bulundurmak gerekebiliyor. Ama kendimiz ve sevdiklerimiz için durum çok farklı. Bilimsel olarak nasıl ki parmak izi, iris (gözbebeği çevresindeki renkli kısım) ve DNA yapılarının kişiye özgü olduğu kanıtlanmışsa; ailemiz ve dostlarımız da hissettirdikleri duygular sebebiyle kimseyle mukayese edilemeyecek kadar özel bir yer edinir. Hal böyle olunca, sevdiklerimizin en ufak zarar görmesini de istemeyiz.

Ne yazık ki, kimi insanlar doğuştan, kimi insanlar da kaza ya da hastalık sebebiyle fiziki gerekliliklerini yerine getirebilme kabiliyetlerini kaybedebiliyorlar. Gelecek planlarına dahil etmediğimiz ya da gelenekçi bakış açısına göre bahsini açmayarak kaçınmaya çalıştığımız bu durumlarının hepimizin başına gelme ihtimali muhtemeldir.

Engelli birey; doğum öncesi veya doğum sonrası çeşitli nedenlerle psikolojik, bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yeteneklerinde belli ölçüde fonksiyon kaybına uğraması nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlamada ve günlük gereksinimleri karşılamada güçlükleri olan bireyi ifade etmektedir. Görme, konuşma, işitme, zihinsel, ortopedik fonksiyonlarındaki sorunlar, klinik bakıma ihtiyaç duyanlar, sürekli hastalığı olanlar, duygusal, sosyal ve ruhsal sorunu olan bireyler engelli birey olarak tanımlanmaktadır. Tanımdan da anlaşılacağı gibi, fiziki olarak sorunu olmayan her bir birey de potansiyel olarak engelli olma ihtimali ile yüz yüzedir. Bu duruma sadece kazaların sebebiyet vereceği ihtimali üzerinde durulmamalıdır; yaş, genetik faktörler, ruhsal durumlarda yaşanacak travmalar da birer etmen olarak değerlendirilmelidir.

Engelliler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan araştırmada, Türkiye nüfusunun yaklaşık %12,29’luk kısmını engelli bireylerin oluşturduğu tespit edilmiştir. %44,5 oranıyla süreğen hastalıklar, engel gruplarının en yüksek kısmını içermektedir. %20,3 oranıyla zihinsel, %15,6 oranıyla ortopedik, %11,3 oranıyla görme engelleri sıralanmaktadır. Yapılan araştırmalar ışığında, yaş ilerledikçe engellilik durumuyla karşılaşma oranının da artma eğiliminde olduğu gözlemlenmiştir. Cinsiyetlere göre bakacak olursak; erkeklerde bu ihtimal %5,9 iken kadınlarda %7,9 olarak gözlemlenmiştir.

 

Engelli olmak hayattan izole olmak mıdır?

görme engelli yolu ile ilgili görsel sonucu

Tabii ki de değildir. Hatta yapılan gözlemlere göre; engelli bireylerin işlerine daha sadık olduğu, bilinçli ve gayretli çalıştığı, diğer bireylere göre daha iyi huylu olduğu ve işlerini kolay kolay bırakmadıkları gözlemlenmiştir. Gerek sosyal sorumluluk projeleri gerekse yasalar ile her bireyin hayatın içinde olması hedeflenmektedir. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 30. Maddesi gereğince; 50’den fazla işçi çalıştıran özel kurumlar %3, kamu kurumları ise %4 oranında engelli istihdam etmek zorundadır. Engelli bireylerin işgücüne katılımı; erkeklerde % 35,4 iken, kadınlarda % 12,5 oranındadır. Fakat bu oranı değerlendirmeye alırken, meslekten bağımsız bir şekilde karar veriliyor; bir piyanistin parmağını kaybetmesi ile bir memurun parmağını kaybetmesinin sonuçları çok farklı olmasına rağmen aynı oranda engelli sayılabiliyorlar. Yani engellilik oranı hesaplanırken çevresel faktörler esas alınmamaktadır.

İşgücüne ve hayatın içine dahil edilen engelli bireyler; ne ölçüde uyum sağlayabiliyor?

Empati yeteneğimiz ne yazık ki bu konuda yeterli düzeyde değil.Kaldırım yükseklikleri, yaya güzergahındaki engeller, eksik yönlendirmeler, güçlükle açılan kapılar, ‘sağlıklı’ insanlar tarafından kullanılan engelli asansörleri, toplu taşıma araçları ve daha niceleri.  Araştırmalara baktığımızda maalesef engelli bireyleri %68’inin yaşama alanlarında engeline uygun çevresel düzenlemelerin bulunmadığı saptanmıştır.

TÜBİTAK verilerine göre, engelli bireylerin işyerinde karşılaştıkları başlıca sorunları saptamamıza olanak sağlamaktadır. Bu sorunların başında elbette özellikle ortopedik ve görme engelliler için fiziki çevre koşulları gelmektedir. İşe erişim evden başlayarak, yollar, ulaşım araçları ve binalar olmak üzere çok sayıda faktörle engellenmektedir. İşyerleri, engellilerin verimli çalışmasına uygun değildir.

Engellilere ön yargılı yaklaşım sonucunda, düşük ücret verilmektedir. İşyerinde kademe alması, kariyerini geliştirmesi maalesef engellenmekte, değerlendirmeye bile alınmamaktadır. İşverenlerden başlayıp, iş arkadaşlarına varıncaya kadar bir dizi kişi ve grup tarafından dışlanmakta, bu kimi yerde taciz, mobbing uygulamalarına kadar varabilmektedir.

Görüleceği gibi sorun yalnızca fiziki çevre ile sınırlı kalmamakta, ön yargılar, bilinçli veya farkında olunmadan yapılan ayrımcı tutumlar engellileri çalışma yaşamından uzak tutmaktadır. Sorunlar başta devlet olmak üzere sorumlu tüm kurum ve kuruluşların, hukuka, konulmuş kurallara uymamasında gelip kilitlenmektedir.

3d silhouette of a female in a wheelchair with her arms raised against a sunset ocean Free Photo

Acaba bizler ne kadar düşünceliyiz?

Yaya kaldırımı üzerinde masa koymuş bir restoran işletmecisi olarak bunu düşünüyor muyuz? Arabamızı park ederken tekerlekli sandalyeli bir bireyin geçeceği mesafeyi bırakıyor muyuz ya da görme engelliler için dizayn edilmiş sarı şerit üzerine park etmemeye özen gösteriyor muyuz? Yayaların yolun karşısına geçmesi için yanan yeşil ışık, engelli bireyin hareket temposu için yeterli olmayabilir, böyle bir durumlarda saygılı biçimde bekliyor muyuz?

Yere çöp atarken düşünüyor muyuz? Bu çirkin davranışla hem doğayı kirletip hem de ayağı sağlam basamayan ortopedik engellilere ya da değnek kullanarak yürüyen görme engelli bireylere bir engel de biz çıkarmıyor muyuz? Engelsiz insanlar için gayet sıradan olan, hatta hayatın olağan akışı içerisinde bazen aklımıza dahi gelmeyen bu basit davranışların, bazı insanların hayatını ne kadar kolaylaştırdığına şaşırabiliriz. Maalesef engelli bireylerin dışarı çıkması zaten kolay olmuyor, çıktıklarında da günlerinin güzel geçmesinde bir nebze pay sahibi olmak çaba gösterelim.

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.