Brıtısh Safety Councıl İcra Kurulu Başkanı Mıke Robınson: “Doğa HSE Group ile olan partnerliğimizi çok önemsiyoruz”

Geçtiğimiz ay Doğa HSE Group Yönetim Kurulu Başkanı Sertaç Güven’i ziyaret eden British Safety Council İcra Kurulu Başkanı Mike Robinson, Safety Management Türkiye’nin sorularını yanıtladı. British Safety Council ile Doğa HSE Group arasında var olan partnerliğin tüm dünyaya örnek bir model oluşturduğunu ifade eden Robinson, British Safety Council’un kurum ve kuruluşlara sağlayacağı faydaları anlattı.

 

SM Türkiye: British Safety Council’u bize biraz tanıtır mısınız?

Mike Robinson: British Safety Council’ün bu sene 61. yılı ve 61 yıldan beri çalışanlarını koruyor. Dünya’nın birçok ülkesinde çalışıyor. On binlerce şirkette yüz binlerce çalışanla şimdiye kadar temasta bulundu.

 

SM Türkiye: British Safety Council’un dünyadaki yapılanması hakkında bilgi verebilir misiniz?

Mike Robinson: British Safety Council küçük bir organizasyon. 140 kendi çalışanı var, onun haricinde destek aldığı 150 uzmanı var. Merkez Ofisimiz Londra’da, Mumbai ve Hindistan’da da ofislerimiz mevcut.

 

SM Türkiye: Türkiye’deki operasyonu nasıl yürütüyorsunuz?

Mike Robinson: Türkiye’de Doğa HSE Group ile yaklaşık 4 yıl önce bir anlaşmamız oldu. British Safety Council olarak biz Türkiye’de faaliyet göstermiyor, yaptığımız tüm aktiviteleri Doğa HSE üzerinden gerçekleştiriyoruz.

 

SM Türkiye: Doğa HSE Group ile olan bu işbirliğinizi biraz açar mısınız? Neleri kapsıyor?

Mike Robinson: Doğa HSE Group bizim için Türkiye’de Delivery Partner. ( İş Ortağı ). Birçok hizmetimizi, faaliyetimizi titizlikle yürütüyor. Denetim faaliyetlerimiz çok kapsamlı. Ayrıca eğitim faaliyetlerimizi yürütüyorlar.  British Safety Council üyelik ofisleri mevcut. Kurumsal üyelik çalışmalarını yürütüyorlar. Ve her sene bize Türkiye’den yeni üyeler kazandırıyorlar. Bir de bildiğiniz gibi uluslararası ödül törenimiz var.

 

SM Türkiye: Doğa HSE Group ile olan bu işbirliği modeli dünyada tek mi?

Mike Robinson: Doğa Türkiye’deki tek Delivery Partnerimiz. İşi yürüten firmamız, Doğa’dan başka hiç kimseyle çalışmıyoruz Türkiye’ de. Ve evet dünyada da böyle başka bir model yok.

SM Türkiye: Bu işbirliği bir model oluşturabilir mi aynı zamanda? Önümüzdeki süreçte dünya genelinde Doğa gibi başarıya ulaşmış bir takım modellerle ilerleyebilir mi British Safety Council?

Mike Robinson: Güzel ve önemli bir soru, teşekkürler…  Evet bu iyi bir model olabilir. Eğer başarılı devam ederse benzer ve farklı ülkelerde uygulamak istiyoruz bu modeli. İlk sorunuza cevap vereyim neden Doğa ile çalışıyoruz? Sertaç Güven’i yaklaşık 20 yıldır tanıyoruz farklı farklı işlerde bir arada bulunduk ve Türkiye’de çok iyi bilinen başarılı bir iş insanı.

 

SM Türkiye: İSG sekötürünü değerlendirecek olursak neler söylemek istersiniz? Türkiye’de sektörün mevcut konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mike Robinson: İngiltere’de yaklaşık 40 sene önce 1974 yılında İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıkarıldı. Bu kanunun çıkarılmasında British Safety Council çok önemli bir etkendi.

Kanun çıktıktan sonra çok daha güçlü bir hale geldi. Geçen 40 yıllık zamanda, aynı zamanda iş sağlığı güvenliği ihlâlleri sonrası cezalar çok fazla arttı, cezaların çok yüksek seviyeye gelmesi kaza ve ölüm sayısının düşmesinde çok etkili oldu.

Bu kanun ve uygulama sayesinde İngiltere, gelişmiş ülkeler arasında en iyi iş güvenliği istatistik ününe sahip oldu. İngiltere dışında diğer ülkelerde (buna Türkiye de dahil) kanun bu kadar köklü değil, kanun içeriği de İngiltere kadar sağlam değil ve uygulaması da başarılı değil henüz. Ancak, Türkiye’de son yıllarda çok büyük bir ilerleme katedildi iş sağlığı ve güvenliği konusunda ama büyük hedeflere bakılınca halâ iyileşmesi için yapılması gereken çok fazla şeyin olduğunu görüyoruz. Bizim vizyonumuz kimsenin kaza geçirmemesi, hastalanmaması yönünde. Bu nedenle daha fazla çalışılması gerekiyor.

 

SM Türkiye: Bu köklü değişimin yaşanması için öncelikle gerekli olan şey nedir?

Mike Robinson: Uzun dönem bir strateji belirlenmesi lazım. Bu uzun dönem stratejiyi de devletin çok sıkı takip etmesi gerekiyor. İnşaat sektöründen örnek vermek gerekirse 45 hatta 50 sene önce çok ciddi sorunlar mevcuttu İngiltere’de.  Ve devlet bunu kritik alan, sektör olarak belirledi ve bu inşaat şirketlerine çok önemli mesajlar verdi, takibini de yaptı. Bugün İngiltere’de bunları konuşmuyoruz bile. Yeniden tekrarlamam gerekir ise öncelikle gerekli olan uzun dönem stratejik plân ve devletin yakından takibi.

 

SM Türkiye: Zorlayıcı birtakım unsurlar olmadan bu dönüşümün ya da gelişmenin çok istenen oranda gerçekleşmesi mümkün görünmüyor. İngiltere gibi bir ülkede eğer kanunlarla birtakım şeyleri zoraki kılmışsa bu Türkiye için elzem. Türklerin özelliklerini gözlemlediği kadarıyla kendilerinde İSG’ye bakışlarında gördükleri eksiklikler ya da yanlış olan bir taraf var mı?

Mike Robinson: İş sağlığı ve güvenliği konusunda kanunların uygulanması elbette önemli ama sonuçta bu durum tamamen insan faktörüyle ilgili. Örneğin Hindistan. Bu bölgede çok zorlayıcı kanunlar olmadığında da başarılı işler yapanlar var.  O yüzden sonuçta her şey insanın davranışına bağlı gelişiyor iş sağlığı güvenliği konusunda. Ama gerçek şu ki hiçbir kültürde, hiçbir millette insanlar kaza istemez. Hiçbir eş ya da işveren böyle bir düşüncede olmaz.

 

SM Türkiye: Yöneticilere neler tavsiye edersiniz?

Mike Robinson: İlginç bir soru. Şunu söyleyebilirim; ilk başta tüm yöneticilerin bu işin etik tarafını bilmesi lazım, çalışanlar iş yerine sağlıklı ve güvenli geliyor, aynı şekilde bunları geri evlerine göndermek yöneticilerin en asli etik uyması gereken kural.

Ama bunun yanında iş sağlığı ve güvenliği her zaman bir temel sorumluluk, yasal hukuki sorumluluk. Bunu yapmazlarsa uygulamazlarsa yaptırımları olabilir. Diğer konuda finansal uygulamalar.

İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yaptıkları çalışmalar, uzun dönem yapabilecekleri en iyi yatırım şirketlerde. Hem şirketin finansal dönemde hem de insanlara dokunan en önemli yatırım.

 

SM Türkiye: BSC üyeliği, ödüllleri kurum veya kuruluşlara  ne katıyor? Orada ödül almak neyi ifade ediyor? Önümüzdeki süreçte bu yükseliş trendi ve bu talebin artması yönünde beklentileri var mı?

Mike Robinson: Hem üyelik hem de uluslararası ödül törenleri firmaların iş sağlığı güvenliği konusunda taahhütlerini göstermelerinin önemli bir yolu. Bize üye olduklarında, ödül aldıklarında şirketlerin çalışanlarını nasıl koruduğu konusunda çalışanlarını çok net ifade veriyor.

İyi olan şirketler bizden çok ciddi kaynaklı desteğe sahip oluyorlar ve British Safety Council’un kullandığı bir doküman havuzu var. Oradan istedikleri dokümana ulaşabiliyorlar, aynı zamanda telefonla da istedikleri desteğe ulaşabiliyorlar. Ücretsiz iyi örnek sağlıyoruz firmalara. Teknoloji konusunda da ciddi desteklerimiz oluyor. Çocuğu olanlar çok iyi bilir; çocuğu yetiştirirken ona daha iyi bir yol göstermek için ceza değil, ödül çok çok daha kıymetlidir. Bizde olumlu anlamda ödülleri kullanmak istiyoruz ve bu motivasyonla şirket çalışanlarının sağlık, güvenlik konusunda daha iyi yere gelmesini sağlamaya çalışıyoruz.

 

SM Türkiye: Türkiye’de BSC üyeliğinin itibar haline geldiğini görüyoruz. BSC üyeliğinin psikolojik anlamdaki boyutu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mike Robinson: Kesinlikle öyle! İnsanlar bize üye olduklarında çalışanlardan tüm networklerine iş sağlığı güvenliği konusunda ne kadar iyi, güvenilir olduklarını gösteriyorlar. Bu söylediğinize katılıyorum.

 

SM Türkiye: BSC üyeliği bir gönüllülük plâtformu aynı zamanda. Yaptırımı yok. Siz kurum olarak kendinizi nerede konumlandırıyorsunuz? Dünya’da böyle bir oluşumun başka bir örneği var mı acaba?

 Mike Robinson: Bazı ülkelerde şöyle bir sistem var; İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı olmak için sınava girmek lâzım. Aldığın neticeyle bu ünvanı elde ediyorsun. Bize benzer böyle bir kuruluş yok. Daha alt düzey sertifika eğitimleri var. Ve level 6 diploma eğitimleri var. Özellikle şu çok önemli; işlerin başında yetkin kişilerin olmazı lâzım. Yetkinlikde yeterlilik ve tecrübe gerekiyor. Biz bunun kombinasyonunu sağlamaya çalışıyoruz. BSC kâr amacı gütmüyor ama kazancını da yine bu alanda toplum yararına harcıyor.

 

SM Türkiye: Firmaların itibarını arttıran ve güvenlik figürünün gelişimini destekleyen öne çıkan başka ödüller var mıdır?

Mike Robinson: Uluslararası İş Sağlığı Güvenliği ödüllerimiz var. Bu ödüllerde firma bir şekilde taahhüdünü, bu işte ilgilendiğini gösteriyor çalışanlarına. Bunun üzerinde iki ödülümüz daha var. Bunlardan biri iş sağlığı güvenliği için geçerli,

bir diğeri ise çevre yönetimi için geçerli. Bu ödüllere başvurmak için five star denetiminden geçmek gerekiyor. Kurum ve kuruluşların 5 yıldız derecesi alması gerekiyor kazanabilmesi için. Bu ödülleri iyilerin en iyisine vermiş oluyoruz.

 

SM Türkiye: İş sağlığı ve güvenliği alanında dünyadaki teknolojik gelişmeleri firmalara nasıl uyguluyorsunuz?

Mike Robinson: Çok ciddi teknoloji kullanmaya başladık. Müşterilerimiz için katma değer sağlamaya çalışıyoruz ama özellikle denetim konusunda faydalı olmak için çok ciddi teknolojik yatırımlar yapıyoruz. Bu konu bizim için çok önemli. Şu anda yüz yüze verdiğimiz tüm eğitimleri aynı zamanda dijital ortamda sağlıyoruz. Eğitim modelimizin tamamı aynı zamanda teknolojik olarak da sunuluyor.

 

SM Türkiye: Türkiye’nin şu anki konumunu ve önümüzdeki sürece ilişkin potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mike Robinson: Türkiye’nin potansiyeline baktığımızda çok yüksek olduğu aşikar. Bunu da herkesin kabul ediyor olması lâzım. İş sağlığı güvenliği gözü ile bakarsak öne çıkan çok fazla sektör var.  Ama maden ve inşaat sektörü diğerlerinden biraz daha belirgin.

 

SM Türkiye: Eklemek istedikleriniz?

Mike Robinson: Bizim Doğa HSE ile partnerliğimiz çok çok önemli. Küçük bir organizasyonumuz var ama dünya çok büyük. Birçok ülkeye bir çok şirkete yardımcı olmak istiyoruz ama bunun tek yöntemi doğru partnerlerle çalışmak. Bu nedenle Doğa’yı çok önemsiyoruz.

 

SM Türkiye: Doğa ülkemizin en hızlı büyüyen 26. Şirketi oldu. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Mike Robinson: Müthiş bir başarı, tebrik ediyoruz.

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.