AHMET YOKUŞ İLE SİYAH KALEM MÜHENDİSLİK’İN İSG ÇALIŞMALARI VE SEKTÖREL RÖPORTAJ

Siyahkalem Mühendislik İnşaat San. ve Tic. A.Ş., İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Koordinatörü, Ahmet Yokuş:

“Yurtiçi ve yurtdışında pek çok mimari projeyi başarıyla hayata geçiren Siyahkalem Mühendislik, İş Sağlığı ve Güvenliği yaklaşımını Safety Management Türkiye okurları ile paylaştı.”

 

SM Türkiye: Firmanızın gerçekleştirdiği projelerden ve faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Ahmet Yokuş:1977 yılında kurulmuş olan Siyahkalem Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., bu tarihten itibaren çok sayıda uluslararası altyapı ve üstyapı projelerini yurtiçi ve yurtdışında başarıyla tamamlamıştır. Siyahkalem, tasarımdan kesin kabule kadar tüm projelerini zamanında, bütçesi dahilinde ve istenilen kalitede bitirmiştir. Firma tarafından tamamlanan iddialı projeler arasında; İstanbul’daki Milli Arşiv Sitesi ve Posta İşleme Merkezi, Pakistan’daki sel sonrası afetzedeler için yapılan Kalıcı Yardım Konutları ve Hastanesi, Somali’de anahtar teslimi bir hastane yapımı, Karadağ’da bir Kültür Merkezi inşaatı sayılabilir. Siyahkalem Şirketler Grubu inşaat müteahhitliği, gayrimenkul geliştirme, enerji ve çevre sektörlerinde faaliyet göstermekte; alanında uzman yetişmiş profesyoneller ile imar ettikleri çevrenin sürdürülebilirliği konusunda hizmetlerine devam etmektedir.

 

SM Türkiye: Firmanızın misyonu nedir? Bu doğrultuda yapmış olduğunuz çalışmalar nelerdir?

Ahmet Yokuş: Şirketin en önemli varlığı olan insan kaynaklarının mutluluğunu, hissedarlarının karlılığını ve müşteri memnuniyetini sağlayacak şekilde tüm faaliyetleri, bilimsel ve yenilikçi teknolojiler kullanarak; en kaliteli, en ekonomik, en güvenilir ve en hızlı şekilde yerine getirmek.

Tüm faaliyet ve hizmetlerin yerine getirilmesinde en öncelik olarak insan sağlığı ve güvenliğini, doğal kaynakları ve çevreyi koruma ilkelerini temel kriter olarak kabul etmekte ve uygulamaktadır.

Bu doğrultuda, Siyahkalem iş sağlığı ve güvenliği departmanı olarak gerek sahalarda gerek merkez çalışmalarımızda bu bilinçle adımlarımızı atmak, en üst standartlar ve uygulamalar doğrultusunda sürekliliği sağlamak ve sürekli iyileştirme modeli temel bilincimiz ve çalışmalarımızdır.

 

SM Türkiye: Mevcut ülkeler ve hedeflenen hedef pazarlar nerelerdir?

Ahmet Yokuş: Siyahkalem başta Türkiye olmak üzere Pakistan, Cibuti ve Suudi Arabistan’da faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu ülkelerde pek çok sayıda proje yüklenilmekte olup, hedeflenen pazar öncelikli olarak mevcut ülkeler arasında devamlılığı sağlamaktır. Kısa ve orta vadede hedeflenen yeni pazarlar arasında Körfez, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya ülkeleri bulunmaktadır.

 

SM Türkiye: Çalışan profiliniz hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz?

Ahmet Yokuş: Siyahkalem şirketler grubunda yaklaşık 330 beyaz yaka çalışanı, altyüklenicilerle beraber toplamda 2000’e yakın işçi bulunmaktadır. Taahhüt firması olmamız sebebi ile kadromuz çoğunlukla mühendis ve mimarlardan oluşmaktadır. Tekniker ve alanında uzmanlar da yine çalışanlarımız arasında yer almaktadır. Beyaz yaka çalışanlarımızın yüzde 25’ini kadın personeller oluşturmaktadır. Şirketimizde genç çalışan profili ağırlıktadır. Beyaz yaka çalışanları en az bir yabancı dili kullanabilme yeteneğine sahiptir.

 

SM Türkiye: Firmanızın İSG alanında yapmış olduğu çalışmalar ve yenilikler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Ahmet Yokuş: Firmamız iş sağlığı ve güvenliğini ilk ve öncelikli olarak benimsemiş olup, iş güvenliği kültürünün sadece firmamız çalışanları ile sınırlı kalmayıp altyüklenicilerimiz, tedarikçilerimiz gibi ortak çalışmalarda bulunduğumuz diğer bütün paydaşlarımıza da sağlamak amacıyla sürekli gelişim hedefiyle paylaşımlarda ve çalışmalarda bulunmaktayız. İş güvenliği, firmamızda işe giriş aşamasından başlayarak uluslararası ve ulusal standartlar doğrultusunda oluşturulmuş prosedür/talimat/plan süreçlerimizin takibi ile iş bitimine kadar devam eden süreçleri içermektedir. Firmamız, yurtiçi ve yurtdışı fark etmeksizin ilgili aynı süreçler takip etmekte ve edilmektedir. Süreçlerin doğru takibinden emin olmak adına ise iç denetimler yaparak, kendi kontrol mekanizmamız ile herhangi bir eksiklik veya aksaklık olup olmadığını tespit edebilmekteyiz. Bunların sonucunda da, proaktif bir çalışma ile  sürekli iyileştirme ve geliştirme modelini tamamlamış oluyoruz.

Diğer taraftan, gerek ulusal gerek uluslararası mevzuat ve teknolojik gelişmeleri de ekibimiz ile takip ederek gerekli güncelleme ve revizyonları gerçekleştirmekteyiz. Ayrıca firmamız, çalışanların kendi gelişimlerini son derece destekler bir politika gözeterek hem iç hem dış eğitimlerle gelişimlerine katkıda bulunmaya özen göstermekte ve desteklemektedir.

 

SM Türkiye: Firmanızın sektördeki konumunu nasıl tanımlıyorsunuz? Sektörünüz hakkında bilgi verir misiniz?

Ahmet Yokuş: Siyahkalem Mühendislik İnşaat San ve Tic. A.Ş. olarak inşaat alanında faaliyet göstermekteyiz. Hem yurtiçi hem yurtdışında projelerimiz eş zamanlı olarak devam etmektedir. Projelerimizin genel itibariyle konut, hastane, cami, stadyum gibi işlevsellik açısından etkili projeler olması nedeniyle sektöre önemli katkılarda bulunmaktadır. İnşaat sektörü Türkiye’nin lokomotifi olmuş bir sektör olması ile beraber, sektör 2018 yılında genel itibari ile oluşan kriz neticesiyle ciddi bir gerileme, hatta bazı bölge ve işlerde durakla-

maya kadar gitmiştir. Kısa ya da orta vadede tekrardan ciddi bir iyileşme ivmesi ile eski

dönemlerine kavuşacağını ümit ediyorum.

 

SM Türkiye: İSG sektörünün ülkemizdeki ve dünyadaki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ahmet Yokuş: Bu soruyu çok yönlü değerlendirip cevaplamak gerektiğini düşünüyorum. Ulusal ve uluslararası yönetmelik ve mevzuatların gelişmişliği ve uygulanabilirliği, yönetim iradesi ve desteği, ekip kalitesi ve bilinci, proje/pro-

seslerde var olan ekipler ve çalışanlar, çalışılan bütün paydaşlarınızın ilgisi ve çalışmaları gibi önemli başlıklar; İSG departmanının gelişimini ve kültürünü doğrudan etkileyen, etkilemekle kalmayıp işleyişini, sağlıklı sürdürmesini sağlayan ya da sürdürürmüş gibi yapmasını sağlayan en önemli başlıklardır.

Mevzuat ve yönetmelikler olarak bakıldığında Amerika, İngiltere gibi ülkelerin ilgili ulusal yönetmelikleri doğrultusunda üst düzey uygulamalar ile çalıştıklarına tanıklık eder ve bizlerde yeri geldiğinde sahalarımızda bu uluslararası yönetmelikler doğrultusunda uygulama ve çalışmalar yapmaya gayret ederiz.

Esasen dikkat çekilmesi gereken husus şudur. Uzun yıllar öncesinde oluşturulmuş ve dünyada kabul görmüş bu uluslararası yönetmelikler dahilinde, iş güvenliği kültürü gelişmiş olan ülkelerde en iyisini yapmaya çalışırken dahi yılda defalarca ölümlü iş kazaları, kayıp günlü iş kazaları vb. olaylar ve kazalar yaşanmaktadır. Aynı durum kıstasında, halihazırda Türkiye’de var olan yönetmeliğin çok yakın geçmişten itibaren uygulatılmaya çalışıldığını ve 6331 sayılı kanunun teoride ve pratikte pek çok tamamlanması gereken unsurları olduğunu düşünürsek, ülkemizin önünde çok uzun yol ve zamanın olduğunu kolaylıkla ifade edebilirim.

Bahsi geçen başlıklar yap-boz gibidir. Biri olmaz ise bir diğerinin eksik anlam ifade ettiğini, işlevsellik olarak da eksik kalacağını söyleyebilirim. Ancak ülkemizde maalesef bu başlıklardan biri olduğunda bir diğeri ya da birkaçı olmuyor. Ekip iyi ise yönetim kötü, yönetim kötü ise işçi portföyü kötü, işçiler iyi ise ekipmanlar zayıf gibi birçok birbiri ile direk bağlantılı unsurlar ortaya çıkıyor. Bu durum da, söz konusu çalışmaların, uygulamaların ve iş güvenliği kültürünün maalesef etkili gelişimine engel olmaktadır.

Şahsen; bu uzun gelişim sürecinin kısalması ve kültürün geliştirilmesi açısından en önemli etkenin firma üst yönetim kadrosunun, yöneticilerin, sahadaki bütün yetkili kişilerin, çalışanlar ve bütün paydaşların iş sağlığı ve güvenliğinin önceliğini benimsemesi ve çalışmalarını bu doğrultuda yapması, üst yönetim ve yöneticilerin desteğinin her daim departman üzerinde olması ve gelişmeler ile paralel, firma iç dinamiklerinde de bu gelişmelerin devamlılığını sağlamaları gerektiğini kuvvetle düşünmekteyim.

Toparlamak gerekirse; iş güvenliği kültürünün ülkemiz için gelişiminin uzun bir yolu olduğunu kanaatindeyim.

 

 

Safety Management Türkiye dergisini okumak için bize yazabilirsiniz.